Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2022/4195 E. 2024/1717 K. – Alacak

Konu: Alacak

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/4195
Karar No
2024/1717
Karar Tarihi
Konu
Alacak

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1015 E., 2022/1326 K. DAVA TARİHİ : 07.05.2013 HÜKÜM : Esastan Red İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/184 E., 2021/1115 K. Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, taraflar arasında düzenlenen 17.06.2010 tarihli eser sözleşmesi ile, TOKİ tarafından davalıya ihale edilen toplu konut inşaatlarındaki dairelerin pvc pencere ve kapı imalat, montajı işlerinin toplam 715.000,00 TL bedelle yapılması konusunda anlaşıldığı, sözleşme gereği müvekkili şirket tarafından üstlenilen iş bedeli için, davalının her hak edişin %39'unu gayrimenkul vermek suretiyle, kalan %61'in %25'ini nakit ve %75'ini 30, 60, 90 gün vadeli çekler ile ödemeyi taahhüt ettiğini, gayrimenkul olarak ifa edilecek kısım için her biri 17.06.2010 tarihli 5 adet gayrimenkul satış sözleşmesi ve teknik yapı şartnamesi başlıklı sözleşmeler yapıldığını, bu sözleşmelerde davalı tarafın Gaziantep ili, ... ilçesi, 4290 ada, 1 no.lu parselde inşa edeceği 196, 198, 271, 270, 268 bağımsız bölüm nolu dairelerin müvekkili şirkete devredileceğini, davacı müvekkilinin sözleşmeler gereği yükümlülüklerini yerine getirmiş olmasına rağmen davalının ödemeleri eksik yaptığı gibi devir ve teslimini taahhüt ettiği gayrimenkulleri devretmediğini, müvekkilinin 27.12.2012 tarihli noter ihtarnamesi ile ödeme olarak taahhüt edilen 5 adet gayrimenkulün devir ve tescilini talep ettiğini, müvekkilinin bakiye alacağının gayrimenkul devri ile ödenmesinden vazgeçtiğini belirterek, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla bakiye alacağın nakit olarak ödenmesi için şimdilik 50.000,00-TL lik kısmının işin bitirilmesinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş; mahkemece, davacı vekiline davasını açıklaması ve buna göre noksan peşin harcı ikmal etmesi için süre verilmesi üzerine, davacı vekili davanın tam değerinin 424.500,00 TL olduğunu bildirerek eksik harcı tamamlamıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, taraflar arasında düzenlenen sözleşme gereğince müvekkilinin nakdi borçlarını ödediğini, çeklerin de ibraz edildikleri tarihlerde ödendiklerini, gayrimenkul verme borcunu ise, anılan gayrimenkulleri davacı tarafın talebi üzerine dava dışı üçüncü şahıslara devretmekle yerine getirdiklerini, bu durumun 03.02.2011 tarihli sözleşmede taraflarca kararlaştırıldığını, 268 no.lu dairenin ...'e, 198, 270, 271 no.lu dairelerin ...'e satıldığını, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun kalmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiş; ayrıca, 03/02/2011 tarihli sözleşmede belirtilen bağımsız bölüm numaralarının uygulama projesine göre yapıldığını, Kat Mülkiyeti Kanunu gereği belediye tarafından bağımsız bölüm numaralarının değiştirildiğini belirtmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf kaldırma kararı sonrası; 17.06.2010 tarihli sözleşme ile belirlenen yapılacak işlerin bedeli 715.000,00 TL olup davalı tarafından davacıya 280.500,00 TL ödeme yapıldığı, yapılan ödemenin sözleşme belirlenen 61'lik kısımdan mahsup edilmesi gerektiği ve davacının akdedilen sözleşmenin nakit kısmından bakiye alacağının 155.650,00 TL olduğu, sözleşmenin gayrimenkul olarak ifa edilecek kısmına ilişkin olarak 197 no.lu bağımsız bölüm dairenin davacıya teslim edildiğine dair tevsik edici bir belgeye ulaşılamadığı, gelen tapu kayıtları ve davalının beyanlarının bu yönde olduğu, davacının talebi üzerine üçüncü kişiye devredildiği hususunu davalının ispat edemediği, bu itiraza itibar edilemediği ve söz konusu 197 nolu bağımsız bölümün davacıya devredilmediği kanaatinin oluştuğu, 22.04.2021 tarihli bilirkişi raporuna istinaden dava tarihi itibarı ile 197 no.lu bağımsız bölümün değerinin 56.055,38 TL olarak hesaplamalara dahil edildiği; davacının nakdi ve ilaveten gayrimenkul devrinden kaynaklanan toplam 211.705,38 TL bakiye alacağının sabit olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile; 211.705,38 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı müvekkili şirketin üzerine düşen tüm edimlerini tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini, davacı şirkete borcu bulunmadığını; bu durumun tarafların ticari defter ve kayıtlarında ortada olup, kaldırma ilamı öncesinde alınan bilirkişi raporlarında davalı şirketin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığının tespit edildiğini; BAM kaldırma ilamında belirtilmesine rağmen dosya kapsamında teslimi gerçekleştirilen 5 adet dairenin yalnızca biri hakkında inceleme gerçekleştirilmiş olup, diğer taşınmazların bedelleri yönünde herhangi bir inceleme yapılmadığını; bilirkişi raporunun içerik kısmında incelemeye, değerlendirmeye, bilimsel verilere yer vermeden sonuçta kesin hükme varmasının hukuka aykırılık teşkil ettiğini; yapılan işin tamamı açısından kendisine fatura edilen borcun tamamını eksiksiz olarak ödediğini; 07.11.2013 tarihli dilekçesi ve ekinde yer alan bilgi ve belgelerde eski hali ile 197 yeni hali ile 90 numaralı bağımsız bölümün önce ...'a satıldığı, aynı tutanakta davacı şirket yetkilisi ...'ın, ... İnşaattan alacağını aldığı beyanında bulunarak, müvekkil şirketi ibra ettiğini; istinaf kararında ihtilaflı 90 no.lu bağımsız bölüm ile ilgili olarak detaylı inceleme yapılarak gerekirse yemin teklif edilerek araştırılma yapılması istenmiş iken mahkemece sadece tapudan takdiyat raporu alınarak ilgili bağımsız bölümün tapuda davacıya deviri olup olmadığına bakılarak hatalı karar tesis edildiğini; ... ve diğerlerine dairenin nasıl alındığı davacının bu hususta herhangi bir talimatı olup olmadığı bu dairenin parasının kime ödendiği araştırılmadan hatalı karar verildiğini; kabul anlamına gelmemekle birlikte, bilirkişi tarafından 196 (89) numaralı bağımsız bölüme ilişkin tanzim edilen rapordaki taşınmaz değerine itiraz ettiklerini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşme gereğince iş bedeli götürü olarak 715.000,00 TL olup, iş bedelinin %39'u (278.850,00 TL'si) taşınmaz olarak verileceğinden, söz konusu 5 adet daire bedelinin bu miktara denk geldiği, 196 no.lu bağımsız bölüm dairenin verilmemiş olduğu; davalı defterinde 196 no.lu dairenin 24.000,00 TL olarak kaydedilmiş ise de bilirkişi tarafından değerinin 56.055.38 TL olduğu belirlendiğinden bu miktarın hesaba alınmasının doğru olduğu; davalı tarafça %61'lik kısma ilişkin 436.150,00 TL için 280.500,00 TL ödeme yapıldığı anlaşıldığından bu miktarın mahsubu halinde davacının sözleşmenin nakit kısmından bakiye alacağının 155.650,00 TL; gayrımenkul kısmından ise 196 no.lu bağımsız bölümün değeri 56.055.38 TL olmak üzere toplam 211.705,38 TL alacağı olduğu tespit edildiğinden, yerel mahkemece bu miktar için davanın kabulüne karar verilmesi isabetli olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacak talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6098 sayılı TBK 470-486 maddeleri. 3. Değerlendirme 3.1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde ; Kural olarak 818 sayılı BK'nın 32 ve 6098 Sayılı TBK'nın 40. maddesi hükümlerine göre, yetkili bir temsilci tarafından bir başkası adına ve hesabına yapılan hukuki işlemin sonuçları, doğrudan doğruya temsil olunanı bağlar, alacak ve borçları temsil olunana intikâl eder. Hukuki muamelede bulunanın yetkili temsilci olmaması halinde, temsil olunanı bağlamayacağından şahsen sorumlu olur. Ancak 818 Sayılı BK'nın 38 ve 6098 sayılı TBK'nın 46. maddelerinde, bir kimsenin yetkisi olmadığı halde temsilci olarak bir hukuki işlem yaptığı ve bu işlemi temsil olunan tarafından onandığı ve icazet verildiği taktirde temsil olunanı bağlayacağı kabul edilmiştir. Taraflar arasında 17/06/2010 tarihli PVC pencere, kapı imalat ve montajı işlerini konu alan taşeronluk sözleşmesi imzalanmıştır. Sözleşmeye göre işin bedeli götürü bedelli olarak 715.000 TL olarak belirlenmiş, iş bedelinin % 39'unun gayrimenkul verilmek suretiyle, kalan % 61'in % 25'inin nakten, % 75 'inin 30,60,90 gün vadeli çeklerle ödeneceği kararlaştırılmıştır. Uyuşmazlık, davacı taşeronun iş bedeli alacağının gayrimenkul verilmek suretiyle ödenecek kısmının ödenip ödenmediği noktasında toplanmaktadır. Gayrimenkul olarak ifa edilecek kısım için her biri 17.06.2010 tarihli 5 adet gayrimenkul satış sözleşmesi ve teknik yapı şartnamesi başlıklı sözleşmeler yapılmış, bu sözleşmelerde davalı tarafın Gaziantep , ... ilçesi, 4290 ada, 1 parselde inşa edeceği ... Plazadaki 196, 198, 271, 270, 268 bağımsız bölüm numaralı dairelerin davacı şirkete devredileceği kararlaştırılmıştır. Davacı şirket ile üçüncü kişiler olan ... ve ... arasında düzenlenen 03/02/2011 tarihli sözleşme ile Gaziantep ili, ... ilçesi, 18K1B pafta, 4290 ada, 1 parseldeki 268, 270, 271 ve 198 nolu dairelerin davacıdan alınarak bedellerinin ödendiği belirtilmiştir. Bu durumda söz konusu 4 adet daire bedelinin davacı tarafça üçüncü kişilerden alındığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki sözleşmede davacıya verileceği belirtilen 196 no.lu taşınmaz yerine 197 no.lu taşınmazın davacı borcuna karşılık davalı tarafından dava dışı üçüncü kişilere devredildiği iddia edilmiştir. Dosya kapsamı incelendiğinde; ... imzalı belgede "... tarafından (...) İstanbul ... 13. Bölge ... İnşaat adına pvc işlerini yaptım. Karşılığında Karataş Bölgesi ... Alışveriş Merkezi karşısında ... İnşaat tarafından yapılan stüdyo dairelerden (197 no.lu) daireyi ...'a sattım. ... İnşaattan alacağımı aldım" açıklaması yapılmış; ayrıca 197 nolu bağımsız bölüme ilişkin taraflar arasında düzenlenen 30.06.2010 tarihli satış sözleşmesi üzerinde "...'a satılmıştır. 09/02/2011" ve "...' vekili ... tarafından ...'a satılmıştır" yazılarının bulunduğu anlaşılmaktadır. Bölge Adliye Mahkemesince her ne kadar davacı vekilinin bu satışın davacı adına yapıldığını kabul etmemesi ve belge üzerinde davacı imzasının bulunmaması nedeniyle satışın davacı adına yapıldığının kabul edilemeyeceği, bu bağımsız bölüm için borcun yerine getirilmediği kabul edilmiş ise de; yukarıda açıklanan tarihsiz belgede imzası bulunan ...’ın davacı şirketin iki ortağından biri olduğu, ...’ın diğer ortak ve davacı şirket temsilcisi olan İsmail’in babası olduğu, yine protokolde taraflar arasındaki sözleşmenin konusu ve yeri de açıkça yazılarak bu dairenin taraflar arasında yapılması kararlaştırılan iş karşılığında satıldığının yazıldığı değerlendirildiğinde, bu dairenin davalı şirket tarafından davacı adına üçüncü kişiye devredildiğinin kabulü ile davacının alacak miktarı saptanıp sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Yukarıda “Değerlendirme” bölümünün “1” inci bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. “Değerlendirme” bölümünün “2” inci bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının davalı yararına BOZULMASINA, Peşin alınan harcın ilgilisine iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 23.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2022/4195, K. 2024/1717, T. 23.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2022-4195-e-2024-1717-k-52178fe4f4c5