Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2022/40 E. 2022/6142 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/40
- Karar No
- 2022/6142
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı olan bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen kararın temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacılar vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında düzenlenen sözleşme ile asfalt yapım işinin kararlaştırıldığını, davalı şirketin işi ayıplı olarak ifa ettiğinin tespit edildiği halde ayıbı gidermemesi üzerine ayıplı işlerin dava dışı şirkete 135.068,08 TL bedel karşılığında yaptırıldığını ileri sürerek, 135.068,08 TL'nin ödeme tarihi olan 30/11/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini, müvekkilinin ayıplı ifa nedeniyle uğradığı maddi zarara ilişkin 15.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkili şirket tarafından dökülen asfaltın ayıplı olmadığını, asfalt dökümünün davacı şirketin ve teknik ekibinin gözetiminde yapıldığını, söz konusu kaymanın yolun altyapısından kaynaklanan problemden kaynaklandığını, ayıbın süresinde ihbar edilmediğini, 3. kişiler tarafından dökülen asfaltın da aynı nitelikte bozulduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İlk derece mahkemesince, asfalt kaplama yapımı işinin davalı şirketin sorumluluğunda olduğu, yol inşaatı altyapısının ise davacı tarafından yapıldığı, bilirkişi raporuna göre davacının altyapı inşaatını standartlara uygun şekilde yapmadığından %80 oranında kusurlu olduğu, davalının ise asfalt kaplama karışımında uygun malzeme kullanmaması ve tabakalar arasında yeterli oranda yapıştırıcı kullanmaması nedeniyle %20 oranında sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 27.013,62 TL'nin 30/11/2014, 2.691,16 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair verilen kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 30.09.2021 tarih, 2020/238 Esas ve 2021/894 Karar sayılı kararı ile mahkemenin vardığı sonuçta istinaf sebepleri yönünden usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesi ile taraf vekillerinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. Taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesi ile ... yolunun bir kısmının toprak tesviye, sanat yapıları, üstyapı ve bitümlü sıcak karışım işinin yapımı kararlaştırılmış olup, davacılar yüklenici, davalı ise taşerondur. İlk derece mahkemesince görüşüne başvurulan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 28.11.2016 tarihli raporda ayıbın sebebinin anlaşılması için yol altı dolgusu olarak kullanılan malzeme üzerinde sıkıştırma testleri yapılması gerektiği belirtilmiş, hükme esas alınan 23.03.2018 tarihli bilirkişi kurulu raporunda ise; davacıların altyapı inşaatını yeterli standartta yapmadığı, davalının ise asfalt kaplama karışımında daha ince malzeme kullandığı ve tabakalar arasına yeterli yapıştırıcı koymadığından iki tarafın da sorumlu olduğu belirtilmiş, taraflar teknik itirazlarını ileri sürerek rapora itiraz ettikleri halde itirazları karşılayacak nitelikte ek rapor da alınmamıştır. Bu halde görüşüne başvurulan iki ayrı bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporlar arasında taraflarının kusurunun belirlenmesi bakımından çelişki bulunduğu halde, çelişkili raporlara dayanılarak ve tarafların teknik itirazları giderilmeden hüküm kurulmuştur. O halde mahkemece yapılacak iş; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 281/3. maddesi uyarınca maddi gerçeğin ortaya çıkması için HMK’nın 266. maddesi hükmüne göre yeniden oluşturulacak uyuşmazlık konusunda uzman teknik bilirkişi kurulundan mahallinde gerekirse keşif, testler ve incelemeler de yapılıp, dosyada bulunan bilirkişi raporları değerlendirilerek, yüklenicinin özen ve sadakat ödevi çerçevesinde "alt yapı inşaatının" yeterli olup olmadığı konusunda iş sahibini uyarıp uyarmadığı da dikkate alınarak kusur noktasında oluşan çelişki de giderilerek hazırlanacak gerekçeli ve denetime elverişli, tarafların teknik itirazlarını karşılayan rapor alınıp, sonucuna uygun şekilde hüküm kurmaktan ibarettir. Açıklanan nedenlerle kararın bozulması uygun bulunmuştur. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 30.09.2021 tarih, 2020/238 Esas ve 2021/894 Karar sayılı kararı kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararının taraflar yararına BOZULMASINA, HMK’nın 373/1. maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan harçların istek halinde taraflara iadesine, 28.12.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.