Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2022/2567 E. 2023/3821 K. – Tazminat

Konu: Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/2567
Karar No
2023/3821
Karar Tarihi
Konu
Tazminat

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/170 E., 2022/327 K. DAVA TARİHİ : 02.08.2018 HÜKÜM/KARAR : Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/544 E., 2021/531 K.

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile mahkemenin kararının kaldırılmasına, davanın reddine, davacı lehine vekalet ücreti yönünden düzeltme yapılarak karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalıyla 10/03/2017 tarihinde 1 adet HK 105 L6+L5 tipi vinç yapımı için eser sözleşmesi akdettiğini, buna göre davalının sözleşmede belirtilen özelliklerde vinç yapacağını, davacının ise karşılaştırılan 389.400-TL bedeli davalıya ödeyeceğini, söz konusu vincin 31/05/2017 tarihinde davacıya teslim edildiğini ancak vincin imal edilip alındıktan ve kullanılmaya başlandıktan sonra arıza verdiğini, davalı tarafa bu durumla ilgili bilgi verildiğini, vincin tamiri için gelen yetkili servis tarafından kırma kollarındaki ayıbın boşluklara elle demir kaynatılarak gidereceğini müvekkilinin çalışanlarına söylenerek bu şekilde tamirata girişildiğini, bu durumdan müvekkilinin sonradan haberinin olduğunu, vinç tamir edilmeye çalışılsa da aynı arızanın devam ettiğini, üretilen vinçteki ayıpların haricen görülebilmesi ve bilinmesinin mümkün olmadığı anlaşıldığından İzmir 7. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/16 D.İş sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporu ile tespit yaptırıldığını, eserdeki bu ayıpların giderilmesinin mümkün olmadığını bu nedenle müvekkilinin 389.400,00-TL'ye yaptırmış olduğu vinci 250.000,00-TL'ye satmak zorunda kaldığını ve zarara uğradığını, bu nedenlerle bilirkişi raporu ile belirlendiğinde taleplerini artırmak üzere şimdilik 100,00-TL davalı tarafça ayıplı olarak imal edilen vincin bedelinde indirim yapılarak belirlenecek indirimli bedel ile müvekkilinin ödemiş olduğu bedel arasındaki farkın davalıdan alınarak malın teslim tarihi olan 31/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müvekkiline verilmesini, vincin çalışmaması nedeniyle müvekkilinin kazanç kaybına uğradığını, zararın tazmini için şimdilik 1.000,00-TL'nin davalıdan alınarak ilk arıza tarihi olan 28.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müvekkiline verilmesini, İzmir 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/16 D.İş sayılı dosyasındaki tüm masrafların haksız tarafa yükletilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sözleşme uyarınca müvekkilinin teknik özellikleri yazılı vinci imal ederek sağlam, çalışır ve teknik özelliklerine uygun şekilde davacıya 31.05.2017 tarihinde teslim edildiğini, vinci teslim alan davacının uzun bir süre kullandıktan sonra kullanım/bakım hatasından kaynaklanan sebeplerle servise başvurduğunu, müşteri memnuniyeti kapsamında kullanım hatasından kaynaklanmakla birlikte şikayetlerin giderildiğini, ayıp iddiasını kabul etmemekle birlikte, ayıp ihbarında bulunmayan davacının eseri kabul etmiş sayılacağından davanın reddini talep ettiklerini, davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, tespiti yapan İzmir 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin görevsiz olduğunu ve raporuna itibar edilemeyeceğini, dava konusu vinç üzerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasının gerektiğini, davacının faiz başlangıç talebinin ve faiz talebinin kabulünün mümkün olmadığını, ayrıca kazanç kaybı iddiasının da gerçekten uzak olup davacının bunu ispat etmesi gerektiğini, davacının tacir sıfatı bulunmadığından görev itirazlarının olduğunu, bu nedenlerle esasa ilişkin cevaplarının kabulü ile davanın esastan reddini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alınan bilirkişi raporları ve sunulan tüm bilgi ve belgeler kül halinde incelendiğinde davaya konu vinçte ayıp durumunun söz konusu olmadığı, yine vincin çalışmamasından dolayı zarara uğranıldığı iddia edilmiş ise de bu iddianın soyut nitelikte olduğu ve ispatlanamaması nedeniyle davacının taleplerinin kadri marufunda olmadığı kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; sözleşmeye konu mala ilişkin servis raporlarında birden fazla ayıbın belirli olduğunu, delil tespiti raporunda da bahsi geçen ayıpların gizli ayıp olarak tespit edildiğini, tespit edilen hususlarla ilgili kullanıcı hatasının bulunmadığını, imalattan kaynaklanan gizli ayıp olduğunu, iddianın tespit raporu ve dinlenen tanık beyanlarıyla ispatlandığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda tespit dosyasında alınan rapor ve iddiaların değerlendirilmediğini, söz konusu ayıp giderilmiş olsa da ayıbın değer düşüklüğüne yol açıp açmadığının değerlendirilmediğini, bomlardaki ayıbın da üretimden kaynaklı ayıp olduğunu, davalı tanıklarının bile engebeli arazide çalıştırılmaması gerektiğini ifade ettiklerini fakat vincin engebeli arazide de her türlü ortamda sorunsuz çalışması gerektiğini, söz konusu ayıpların tehlike arz etmesi nedeniyle vincin inşaat işlerinde kullanılamadığını, kazanç kaybının da değerlendirilmesi gerektiğini, satılan vincin yerini davalı tarafın bildiği halde yerini bildirmeyenin davalı olduğunu, mahkeme kararında hükmedilen vekalet ücretinin de hatalı olduğuu, davanın toplam 1.100,00 TL üzerinden açılmış olmasına rağmen hatalı olarak müvekkili aleyhine maktu vekalet ücretine hükmedildiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı, sözleşmeye konu vinçte meydana gelen arıza sonrasında, vincin ücretsiz tamiri yönünde seçimlik hakkın kullanmış ve davalının vinci tamir ettirdiği anlaşılmıştır. Vinçteki ayıbın devam ettiği ve kullanıcı hatasının bulunmadığı davacının dayanmış olduğu delil tespiti raporunda da açıkça tespit edilmemiştir. Gerekçeli ve denetime elverişli olan bilirkişi raporlarında da, imalattan kaynaklanan ve devam eden bir ayıbın söz konusu olmadığı tespit edilmiş olduğundan, ilk derece mahkemesinin davanın reddine dair verdiği karar usul ve yasaya uygun olup, davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf istemi yerinde görülmediği, Ancak; dava edilen değer 1.100,00 TL olduğundan, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2.maddesi uyarınca davacı aleyhine 1.100,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, bu maddeye aykırı olarak 4.080,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmadığı, Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, düzeltilerek yeniden hüküm verilmek üzere, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.2. maddesi gereğince hükmün düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek üzere Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 04/11/2021 tarihli, 2020/544 Esas - 2021/531 karar sayılı kararının kaldırılmasına, Davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde belirttiği esasa yönelik itirazlarını temyiz dilekçesinde yinelemiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan ayıplı işten kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 ve 371. maddeleri, 6098 sayılı TBK 470-486 maddeleri, ve genel hükümleri.

3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile;

2.1. Her ne kadar mahkemece dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu hükme esas alınarak imalattan kaynaklı olarak ayıplı tespitin olmadığı, ortaya çıkan arızaların kullanıcı hatasından kaynaklandığı kanaati ile davanın reddine karar verilmiş ise de; dosya kapsamında bulunan tespit raporu ve davalının itirazına uğramayan servis raporları incelendiğinde, davaya konu vinçte bir takım ayıplara ilişkin tespitlerin yapılmış olduğu, bu yapılan tespitlere rağmen mahkemece davacının dava dilekçesinde belirttiği ayıplar ve bu ayıplara bağlı olarak talep etmiş olduğu zararların reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Mahkemece yapılacak iş, bilirkişiden ek rapor alınarak dosyada bulunan tespit raporu ve servis formları ile birlikte değerlendirilerek, davacının ayıp ve buna bağlı talepleri hakkında karar verilmesinden ibarettir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14/11/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2022/2567, K. 2023/3821, T. 14.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2022-2567-e-2023-3821-k-8c191dcfe27d