Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2021/6584 E. 2023/1066 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/6584
- Karar No
- 2023/1066
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi HÜKÜM : Asıl Dava Kısmen Kabul- Birl. Dava Red Taraflar arasındaki kooperatif müdürünün sorumluluğuna dayalı tazminata ilişkin asıl; muvazaalı satış işleminin iptali ile tapu iptal tescile ilişkin birleşen davanın yapılan yargılaması sonunda, Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı, asıl ve birleşen davada davacı vekili ve asıl davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'ün kooperatifte müdür olarak görev yaptığı sırada usulsüz işlemler yaparak zimmetine para geçirdiğinin yapılan idari soruşturma neticesinde anlaşıldığını, hakkında açılan ceza davasının devam ettiğini ileri sürerek, idari soruşturmada kurum müfettişi tarafından tespit edilen 12.036.797,649 TL kurum zararının yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. 2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalılardan ... aleyhine açılan ceza ve tazminat davasının derdest olduğunu, davalı ...'ün alacaklılardan mal kaçırmak kastıyla konutunu eşinin kardeşi olan diğer davalıya muvazaalı şekilde satıldığını, mezkur işlemin davalı ...'ün kooperatiften el çektirilmesinden hemen sonra gerçekleştiğini, davalının gelir seviyesi itibariyle konutunun satışını gerektirecek bir durum olmadığını ileri sürerek, muvazaalı satış işleminin iptali ile satışa konu konutun kooperatif adına tapuya tescilini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir. 2.Birleşen davada davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; İİK'nın 277. maddesince açılan tasarrufun iptali davasının şartlarının bulunmadığını, ayrıca, müvekkili ...'ün zimmet suçundan açılan ceza davasının sonuçlanmadığını, davalının açığa alınmadan önce ...'ya tayini çıkması nedeniyle evini satıp ...'dan yeni taşınmaz almak istediğini, planları gerçekleşmeden iş aktinin feshedildiğini, davalının eşi ... ile diğer davalı ... ...'nin kardeş olmadıklarını, davalı ... ...'nin ekonomik açıdan davaya konu taşınmazı satın alabilecek durumda olduğunu, davalılar arasındaki satışın muvazaalı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 01.10.2013 tarih ve 2001/478 E., 2013/356 K. Sayılı kararı ile Ağır Ceza Mahkemesinin kesinleşmiş dosyası ile davalının toplam 4.877,96 TL yi değişik zamanlarda zimmetine geçirdiği tespit edilmesi nedeniyle ceza yargılamasındaki hesaplamalara ve bilirkişi raporlarına itibar edileceği, birleşen davada TBK'nın 18. ve 19. maddelerinin uygulanma olanağının bulunmadığı gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulü ile 4.877,96 TL nin 01.01.2001 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili ile asıl davada davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin 07.07.2015 tarih 2014/4132 E. 2015/5333 K. sayılı ilamı ile birleşen davada kısa ve gerekçeli karar arasında farklılık ve çelişki yaratıldığı; asıl davada davalı ... aleyhine sorumluluk davası açılması yönünde genel kurulca alınmış bir karar bulunmadığı davanın, denetçiler ya da vekili tarafından da açılmadığı, usuli eksiklik giderilmeden yargılamaya devamla davanın esası hakkında karar verilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava yönünden ceza dava dosyasında evrak ve kayıt üzerinde yapılan incelemeler sonucunda davalının zimmetine geçirilen paraların tespit edildiği ve kararın da kesinleştiği anlaşıldığından bu hesaplamalara itibar edilip yeniden bilirkişi raporu aldırılmasına gerek görülmediği, birleşen davada; davacı ile davalı kooperatif arasında dava konusu taşınmazın davacı tarafa devrine ilişkin bir anlaşmaya ilişkin hiç bir iddia veya delil bulunmadığı, davacının iddialarının İİK'nın 277 vd. maddelerine göre tasarrufun iptali davasını çağrıştırmakla birlikte bu dava türünde bile davaya esas olacak takip dosyasında takip alacaklısının tasarruf konusu taşınmaz üzerinden takip alacağı kadar satışı izni vermekle, tasarruf konusu taşınmazın takip alacaklısına devrini öngörmediği, davacı adına davalı ... tarafından davalı ... ...'ye devredilen dava konusu taşınmazın tapu kaydının tescilinin yasal dayanağı olmadığı, TBK'nın 19. maddesinin davada uygulanma olanağının da bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili ve asıl davada davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı tarafından verilen zararın daha fazla olduğunu, ceza dosyasındaki bilirkişi raporundaki miktara itibar edilmemesi gerektiğini, yeniden bilirkişi raporu alınmasını gerektiğini, birleşen dava yönünden davalı ...'ün muvazaalı olarak üzerine kayıtlı gayrimenkulü diğer davalı ... ...'ye devrettiğini, birleşen davanın asıl davanın semeresiz kalmaması amacıyla açıldığını, iki dosyanın birlikte görülmesinin usule aykırı olduğunu ileri sürerek mahkeme kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. 2. Asıl davada davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece kısmen kabul edilen 4.877,96-TL nin ceza kovuşturması aşamasında davacı kooperatife ödendiğini, ödeme belgelerinin ceza dosyasında bulunmasına ve ceza mahkumiyet kararında yapılan ödeme nedeniyle verilen cezadan 1/3 oranında indirim de yapıldığı yazılı olmasına rağmen, bu hususu Mahkemenin değerlendirmediğini ve belirlenen zimmet miktarının mükerrer ödenmesine yol açacak şekilde hatalı hüküm kurulduğunu ileri sürerek mahkeme kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl davada kooperatif müdürünün sorumluluğuna dayalı tazminat istemine birleşen davada; muvazaalı satış işleminin iptali ile tapu iptal tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427 ncı ve devamı maddeleri 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre asıl ve birleşen davada davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Asıl davada davalı vekili temyiz dilekçesinde mahkemece kısmen kabulüne karar verilen bedelin, ceza yargılaması sırasında kooperatif hesabına yatırıldığını, bu nedenle verilen cezadan 1/3 oranında indirim yapıldığını ileri sürmüştür. Bu durumda mahkemece, ceza dosyası getirtilerek davalı ... tarafından kooperatife ödeme yapıldığının anlaşılması halinde dava konusuz kalacağından karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi ve 6100 sayılı HMK m. 331/1 uyarınca davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumu gözetilerek yargılama giderlerine hükmedilmesi gerekirken mahkemece bu konuda araştırma yapılmadan mükerrer ödemeye yol açacak şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Asıl ve birleşen davada davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Asıl davada davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının asıl davada davalı yararına BOZULMASINA, Temyiz peşin harcın asıl davada davalı ...'e iadesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden asıl ve birleşen davada davacıdan alınmasına, Karara karşı asıl dava yönünden karar düzeltme yolu kapalı, birleşen dava yönünden karar düzeltme yolu açık 15 gün olmak üzere, 15.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.