Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2011/2880 E. 2011/7150 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/2880
- Karar No
- 2011/7150
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İzmir 9. İcra Mahkemesi
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davacılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibi nedeniyle düzenlenen ödeme emrine davalı borçlunun yasal süresinde kısmen itiraz etmesi üzerine davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur. Mahkemece istemin reddine karar verilmesi üzerine karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, 15.06.2005 başlangıç tarihli bir yıl süreli aylık kira bedeli 1800 TL olan kira sözleşmesine dayanarak, 22.07.2009 tarihinde başlatmış olduğu icra takibi ile 2008 yılı birinci ayı ile 2009 yılı yedinci ayı arasında kısmi ödemeler düşüldükten sonra ödenmeyen 18850 TL kira alacağı ve 12000 TL işlemiş faizin ödenmesini istemiştir. Davalı süresinde yapmış olduğu itirazında davacının dayandığı kira sözleşmesine itiraz etmemiş fakat 15.07.2005 tarihinde yeni bir kira sözleşmesi yapıldığını bu kira sözleşmesinde aylık kira bedelinin 500 TL olduğunu bu bedel üzerinden, elden ödemeler nedeniyle dava açma hakkı saklı kalmak üzere, 10500 TL kira bedelini kabul etmiş ve fazlaya ilişkin talebe itiraz ederek borcu olmadığını bildirerek takibin durdurulmasını istemiştir. Borçlu davalı, takibe dayanak yapılan 15.06.2005 tarihli kira sözleşmesine itiraz etmediği gibi taraflar arasında düzenlendiğini de kabul etmektedir. Bu durumda İİK'nun 269/2. maddesi gereğince takip dayanağının 15.06.2005 tarihli sözleşme olduğunun, kabulü gerekir. Borçlu kiracının yeni bir sözleşme ibraz etmesi halinde bu takip yönünden ikinci sözleşmenin dikkate alınması ve değerlendirilmesi mümkün değildir. Ne maksatla birden fazla sözleşmenin düzenlendiği hususu borçlu tarafından genel muhakemede açılacak bir davada ileri sürülebilir. Bu nedenle takibe dayanak yapılan ve itiraz edilmeyen 15.06.2005 başlangıç tarihli kira sözleşmesi esas alınarak uyuşmazlığın çözümü gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Öte yandan davalı tarafından kabul edilen 10.500 TL kira bedeli ve 1700 TL icra dosyasına yatırıldığı, 1700 TL’nin vekalet ücreti ve harç olarak yatırıldığının icra
dosyasının incelenmesinden anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı borçlunun faize itiraz ettiği ve kabul edilen 10500 TL yönünden hesaplanan faizi, ödemediği gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Karar bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 28.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.