Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2026/2727 E. 2026/4263 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/2727
- Karar No
- 2026/4263
- Karar Tarihi
KANUN YARARINA BOZMA
Mala zarar verme suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 151/1, 168/1, 62... /2. maddeleri gereğince 660,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Gaziosmanpaşa 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.11.2013 tarihli ve 2011/867 esas, 2013/292 sayılı kararının 03.12.2013 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 05.01.2014 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, hükmün açıklanmasına, 5237 sayılı Kanun’un 151/1, 168/1, 62... /2. maddeleri gereğince 660,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Gaziosmanpaşa 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.03.2025 tarihli ve 2024/748 esas, 2025/192 sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığının 09.03.2026 gün ve 94660652-105-34-34000-2025-Kyb sayılı yazısı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09.04.2026 gün ve 2026/43422 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
I. MEZKUR İHBARNAMEDE; Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan 29.07.2011 tarihinde işlediği mala zara verme suçu için kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımının 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl olacağı, zamanaşımını kesen son işlem olan sanığın mahkeme huzurundaki savunmasının alındığı 27.08.2012 tarihinden, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklandığı 19.03.2025 tarihine kadar geçen süreden, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 03.12.2013 tarihi ile denetim süresi içinde işlediği 05.01.2014 tarihi arasında geçen durma süresi mahsup edildiğinde, 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşıldığından, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde, isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE Sanık hakkında mala zarar verme suçundan iddianame düzenlendiği, sanığın 27.08.2012 tarihinde savunması alınıp hakkında atılı suçtan 08.11.2013 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği, bu kararın 03.12.2013 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içerisinde 05.01.2014 tarihinde kişi hürriyetinden yoksun bırakma suçunu işlemesinden dolayı ihbar üzerine hükmün 19.03.2025 tarihinde açıklandığı anlaşılmıştır. Sanık hakkında 1 yıl 2 gün durma süresi de göz önüne alındığında, yargılama sürecinde olağan dava zamanaşımı süresi olan 8 yıllık sürenin dolmasıyla 5237 sayılı Kanun'un 66/1. maddesinin (e) bendi, 67/4. ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince üzerine atılı suçtan kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerekirken mahkûmiyet hükmü kurulması kanuna aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Gaziosmanpaşa 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.03.2025 tarihli ve 2024/748 esas, 2025/192 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
Bozma nedenine göre karardaki hukuka aykırılığın, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca Yargıtay tarafından giderilmesi gerektiğinden; sanık hakkında mala zarar verme suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, hükmolunan cezanın çektirilmemesine, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,13.05.2026 tarihinde karar verildi.