Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2025/2314 E. 2026/3063 K. – Nitelikli Yağma

Konu: Nitelikli Yağma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2025/2314
Karar No
2026/3063
Karar Tarihi
Konu
Nitelikli Yağma

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/560 E., 2024/829 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I- Sanıklar ... ve ... hakkında müşteki ...'ya yönelik yağma suçundan verilen beraat kararlarına yönelik samıklar müdafilerinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanıklar müdafilerinin temyiz isteminin beraat kararının gerekçesine yönelik olmayıp vekalet ücreti talebi ile sınırlı olduğu tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan verilen beraat hükümleri yanında, bozma öncesi suç işlemek için kurulan örgüte üye olmak suçundan zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verildiği anlaşılmakla, sanıklar lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasında herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hâkimler Kurulu'nun takdirine göre, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA,

II- Sanıklar ... ve ... hakkında müşteki ...'e yönelik yağmaya teşebbüs, sanık ... hakkında müşteki ...'a yönelik nitelikli yağma suçlarından hükmolunan kararlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Karaman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.12.2024 tarihli ve 2024/560 Esas, 2024/829 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğu ile ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 09.04.2026 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY

İddianamede anlatılan 4. olayla ilgili müşteki ...'e yönelik eyleminden ötürü sanık ... hakkında örgüte yardım suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 220/7. maddesi delaletiyle 220/2. maddesi gereğince cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.

Somut olay değerlendirildiğinde müşteki ...'in şirketine ait araçların akaryakıtını sanık ...'in sahibi olduğu ... Petrol isimli benzin istasyonundan temin ettiği, karşılığında sanığa senet verdiği ancak borcunu zamanında ödeyemediği, sanık ...'nin senetleri tahsil etmesi için örgüt üyesi olan ve hakkında ölüm nedeniyle düşme kararı verilen diğer sanık ...'a vererek yağma suçuna azmettirdiği, iletişimin tespitine ilişkin kayıtlar ve müşteki beyanı dikkate alındığında sanık ...'in gerek telefon ederek gerek müştekinin işyerine suç örgütü mensuplarıyla gelerek senetleri tahsil etmek amacıyla bir çok kez müştekiyi tehdit ettiği, hürriyetinden yoksun bırakmaya çalıştığı, ayrıca şikâyetinden vazgeçmesi için baskı yaptıkları anlaşılmıştır.

Sanık ...'in müştekiden alacağı olduğu hususunda herhangi bir tereddüt bulunmadığı nazara alındığında, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 150/1. maddesinde düzenlenen hukuki ilişkiye dayalı alacağın tahsili amacıyla tehdit suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, sanık hakkında suç örgütüne yardım suçundan kamu davası açılmış ise de iddianamedeki anlatım değerlendirildiğinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 225. ve 226. maddesindeki düzenleme doğrultusunda bu hususun ek savunma ile giderilebileceği, ayrıca hukuki alacağın söz konusu olduğu hallerde sanığın azmettiren veya müşterek fail olarak suça katılması durumunda suç vasfı yönünden sanık hakkında farklı bir uygulamanın yapılamayacağı, nitekim dairemizin yerleşik içtihatlarının da bu yönde olduğu, bununla birlikte sanığın üzerine atılı alacağın tahsili amacıyla tehdit suçu yönünden 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddesindeki 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin hüküm tarihinden sonra dolduğu anlaşıldığından kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiği düşüncesinde olduğumdan sanığın eyleminin yağmaya teşebbüse azmettirme suçunu oluşturduğuna dair sayın çoğunluğun (II) numaralı onama kararına iştirak etmiyorum.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2025/2314, K. 2026/3063, T. 09.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2025-2314-e-2026-3063-k-dc92b8f29990