Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2024/5609 E. 2026/3134 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/5609
- Karar No
- 2026/3134
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1618 E., 2024/1236 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Bursa Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.10.2023 tarihli ve 2023/237 Esas, 2023/313 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli yağma suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. İstinaf Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 15.01.2024 tarihli kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulu ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
C. İlk Derece Bursa Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.03.2024 tarihli ve 2024/45 Esas, 2024/100 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli yağma suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
D. İstinaf Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 29.05.2024 tarihli ve 2024/1618 Esas, 2024/1236 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Suça Sürülenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi Kararın kanun ve hukuka aykırı olduğuna, çokyüksekten ceza verilmesinin hakkaniyete aykırı olduğuna, beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, kararın dayandığı gerekçeye ve takdire göre, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Ancak; 1.09.2023 tarihinde 32316 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 14 üncü maddesinde düzenlendiği şekliyle 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Kanun gereğince görevlendirilen vekile bu tarife uyarınca vekalet ücreti ödenip ödenmeyeceğine yönelik istemle ilgili olarak Avukatlık Kanunu’nun ‘‘Avukatlık ücret tarifesinin hazırlanması’’ başlıklı 168 inci maddesi, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un ‘‘müdafii ve vekil ücreti’’ başlıklı 13 üncü maddesi ve ilgili mevzuat birlikte değerlendirildiğinde şu sonuca varılmaktadır.
Avukatlık Kanunu’nun 168 inci maddesinin verdiği yetkiye göre Avukatlık Ücret Tarifesi serbest avukatlık sırasında yargı yerlerindeki işlemlerle diğer işlemlerden alınacak asgari ücreti belirleyen tavsiye niteliğindeki idari bir işlemdir. Ceza ve güvenlik tedbirleri ile ceza usül kuralları anayasa ile teminat altına alınmış hak ve özgürlüklere müdahale teşkil ettiğinden ancak kanunlarla düzenlenebilirler. İdare bu hak ve özgürlüklere müdahale teşkil edecek hususlarda kanuna dayanmayan hiçbir düzenlemede bulunamaz. Baro tarafından görevlendirilmek suretiyle müdafilik ve vekillik ceza usül mevzuatımızda yer alan bir müessese olup Avukatlık Kanunu’nun 168 inci maddesinin düzenleme ya da müdahale yetkisi verdiği serbest avukatlığa ilişkin bir müessese değildir. 5271 sayılı Kanun'un 150/1, 3, 4 ve 333 üncü maddeleri ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 13 üncü ve 14 üncü maddelerinin verdiği yetkiye göre Adalet Bakanlığının düzenleme yapabilmesine yönetmelik çıkarabilmesine müsaade edilmiştir.
Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince, soruşturma ve kovuşturma makamlarının istemi üzerine Baro tarafından görevlendirilen müdafii ve vekile, görevin ifasından doğan masraflar hariç Avukatlık Ücret Tarifesi'nden ayrık olarak Türkiye Barolar Birliğinin görüşü alınarak Maliye ve Adalet bakanlığı tarafından birlikte tespit edilip Adalet bakanlığı bütçesinden ödenecektir. Sonuç olarak baroca görevlendirilen müdafii ve vekillerin ücretlerini belirleme hak ve yetkisi Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinin idareye verdiği yetkiye dayanılarak düzenlenecek bir husus olmayıp 2023-2024 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesindeki baroca atanan müdafii ve vekillerin ücretlerine müdahale teşkil eden düzenlemenin yasal dayanağı bulunmamaktadır. Ayrıca yargılama giderleri kapsamında bulunan son tarifeye göre belirlenen bu vekalet ücreti sanığın beraati halinde hazineye, sanığın mahkumiyeti veya hükmün açıklamasının geri bırakılması kararı verilmesi halinde ise katılan lehine sanığa yasal dayanağı olmayan bir vekalet ücretinin yükletilmesine neden olacaktır. Bu hususun kanuni zemini bulunmadığından idarenin işlemi ile de yani Adalet Bakanlığı genelgesi ile de düzeltilmesi mümkün değildir.
Açıklanan nedenlerle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'u (5271 sayılı Kanun) gereğince, soruşturma ve kovuşturma aşamasında görevlendirilen müdafilere 21.09.2023 tarihinde 32316 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 14 üncü maddesinde düzenlendiği şekliyle vekalet ücreti takdir edilmesi mümkün bulunmadığından, İlk Derece Mahkemesince 'Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ödenmesi gereken 29.800TL'den CMK'nın 234. maddesince görevlendirilen vekile yönetmelik gereği ödenen/ödenecek olan miktarın mahsubu ile kalan vekalet ücretinin suça sürüklenen çocuktan tahsili ile kendini vekille temsil eden katılan ...'e ödenmesine, ' şeklinde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ve bu hususun düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bursa Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. fıkrası gereği hüküm fıkrasından 'vekalet ücretine' ilişkin kısmın çıkarılması suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bursa Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,14.04.2026 tarihinde karar verildi.