Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2024/4238 E. 2024/11960 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/4238
- Karar No
- 2024/11960
- Karar Tarihi
Tehdit suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/2-a, 29 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının anılan Kanun'un 51/1. maddesi uyarınca ertelenmesine ve 2 yıl denetim süresine tabi tutulmasına dair Denizli 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.11.2015 tarihli ve 2015/300 Esas, 2015/1065 sayılı Kararını müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı olarak işlediği suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hapis cezasının aynen infazına ilişkin Denizli 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.11.2016 tarihli ve 2015/300 Esas, 2015/1065 sayılı ek Kararı ile hapis cezasının aynen ve tamamen infazına dair Denizli 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.06.2019 tarihli ve 2015/300 Esas, 2015/1065 sayılı ek Kararlarına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 05.06.2024 günlü ve 94660652-105-20-3793-2024-KYB sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 16.07.2024 günlü ve 2024/67227 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği, MEZKUR İHBARNAMEDE; 1- Denizli 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.11.2016 tarihli ve 2015/300 Esas, 2015/1065 sayılı ek Kararı yönünden; Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 29.05.2023 tarihli ve 2023/3715 Esas, 2023/19023 karar sayılı ilâmında ".. kararın en son bildirdiği adres yerine farklı bir adrese tebliğ edildiği, iade gelmesi üzerine MERNİS adresine 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre tebliğ edildiği, bu nedenle kararın usulüne uygun olarak kesinleşmediği ve denetim süresinin işlemeye başlamaması nedeniyle aynen infazı kararı verilemeyeceği.." şeklinde açıklamaya yer verildiği, Somut incelemeye konu dosyada, sanığın yokluğunda verilen Denizli 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.11.2015 tarihli asıl kararın zorunlu müdafii olan Avukat Merve Öğüt'e 25.12.2015 tarihinde tebliğ edilerek kesinleştirildiği anlaşılmış ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.03.2008 tarihli ve 2008/9-7-56 ve 13/05/2008 tarihli ve 2008/10-101-113 sayılı kararları ve Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 18.11.2020 tarihli ve 2020/10727 Esas, 2020/11585 Karar sayılı ilâmında da açıklandığı üzere, kendisine zorunlu müdafii atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu müdafiine yapılan tefhim veya tebliğin kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmayacağı, soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığınca sanığın sorgulaması sırasında, sanığın savunmasını avukat ile yapmak istediğini beyan etmesi üzerine Denizli Barosunda görevli Avukat Merve Öğüt'ün çağrılarak ifadesine başvurulduğu ancak Denizli Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 09.03.2015 tarihli iddianamede avukatın görevlendirilmediği gibi yargılama süresince de bir istem ve görevlendirmenin bulunmadığı, kaldı ki mahkemesince alınan savunmasında müdafii istemediğini belirten sanığa müdafiinin ne şekilde görevlendirildiğinin anlaşılamadığı, bu haliyle Avukat ...'e yapılan tebligatın geçerli sayılamayacağı, sanığa anılan kararın 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri gereğince usulüne uygun şekilde tebliğ de edilmediğinden kesinleşmediği ve bu durumda denetim süresinin başladığının da kabul edilemeyeceği cihetle, 5237 sayılı Kanun’un 51/7. maddesinde yer alan "Hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, hakimin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi halinde; ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilir." şeklindeki düzenleme karşısında, erteli hapis cezasının aynen veya kısmen infazına karar verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, 2- Denizli 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.06.2019 tarihli ve 2015/300 Esas, 2015/1065 sayılı ek Kararı yönünden; Denizli 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.11.2015 tarihli asıl kararın kesinleşmesini müteakip, adı geçen sanığın 11.03.2016 tarihinde kasıtlı suçtan mahkum edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, Denizli 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.11.2016 tarihli ek kararı ile aynen infaz kararı verildiği gözetilmeden, yeniden yapılan ihbar üzerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Denizli 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.11.2015 tarihli asıl kararın kesinleşmesini müteakip, adı geçen sanığın 11.03.2016 tarihinde kasıtlı suçtan mahkum edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, Denizli 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.11.2016 tarihli ek kararı ile aynen infaz kararı verildiği de gözetilerek yeniden yapılan ihbar üzerine Denizli 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.06.2019 tarihli ve 2015/300 Esas, 2015/1065 Karar sayılı ek kararı ile kurulan hükmün yok hükmünde olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanığın yokluğunda verilen Denizli 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.11.2016 tarihli ve 2015/300 Esas, 2015/1065 Karar sayılı ek kararın başka suçlardan hükümlü olarak bulunduğu cezaevinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 35/3 maddesine aykırı şekilde kendisine tebliğ edildiğinin anlaşılması karşısında; Denizli 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.11.2016 tarihli ve 2015/300 Esas, 2015/1065 Karar sayılı ek kararının usulen kesinleşmediği belirlenmekle, kesinleşmemiş kararlara karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağından, gerekçeli karar sanığa usulüne uygun tebliğ edildikten ve karar kesinleştikten sonra yeniden kanun yararına bozma isteminde bulunulması mümkün olup, henüz kesinleşmemiş olan karara yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 18.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.