Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2024/4226 E. 2024/12055 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/4226
- Karar No
- 2024/12055
- Karar Tarihi
Tehdit suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106/1-1. cümle ve 62/1. maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına dair Küçükçekmece 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 16.01.2014 tarihli ve 2010/2017 esas, 2014/69 sayılı kararının itiraz edilmeden 17.04.2014 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın 21.11.2015 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hükmün açıklanmasına ve sanığın basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama sonunda, 5237 sayılı Kanun’un 106/1-1. cümle, 62/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddeleri gereğince 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Küçükçekmece 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.06.2023 tarihli ve 2023/186 esas, 2023/464 sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 05.06.2024 gün ve 94660652-105-34-2790-2024-Kyb sayılı yazısı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 18.07.2024 gün ve 2024/67148 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği, I.İSTEM 1- Dosya kapsamına göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Küçükçekmece 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 16.01.2014 tarihli kararının katılanın yüzüne karşı verildiği, ancak kanun yolu bildiriminde itiraz süresinin ''tefhim'' yerine ''tebliğ'' tarihinden itibaren başlayacağının belirtilerek kanun yolunda yanılgıya yol açıldığı ve gerekçeli kararın da katılana tebliğ edilmediği, sanığa çıkartılan tebligatların ise iade edildiği ve sanığa yeniden usulüne uygun tebliğ edilmemesi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın kesinleşmediği ve denetim süresinin işlemeye başlamayacağı, dolayısıyla denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlendiği gerekçesiyle açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde, 2- Kabule göre de, A-Sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 106/1-1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçu için kanunda öngörülen cezasının türü ve üst sınırına göre 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e, 67/4 maddeleri gereğince 8 yıl olağan, 12 yıl olağanüstü zamanaşımı süresine tabi olduğu, sanığın müsnet suçu 29.06.2010 tarihinde işlediği, 24.07.2012 tarihinde savunmasının alındığı, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın ise 17.04.2014 tarihinde kesinleştiği, sanığın 21.11.2015 tarihinde yeniden suç işlediği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 17.04.2014 tarihi ile denetim süresi içerisinde yeniden suç işlediği 21.11.2015 tarihleri arasını kapsayan 1 yıl 7 ay 4 günlük sürenin 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince duracağı, 5271 sayılı Kanun'un 253/21. maddesi uyarınca mağdur veya suçtan zarar görenden birine ilk uzlaşma teklifinde bulunulduğu tarih olan 11.03.2023 tarihinden, uzlaştırmacının raporunu düzenleyerek uzlaştırma bürosuna verdiği tarih olan 20.03.2023 tarihine kadar geçen 9 günlük sürenin de duracağı, sanığın sorgusunun yapıldığı tarih ile hükmün açıklandığı tarih arasında zamanaşımını kesen başkaca bir sebep bulunmadığı ve sanığın sorgusunun yapıldığı 24.07.2012 tarihinden itibaren, hükmün açıklandığı 16.06.2023 tarihine kadar geçen sürede olağan dava zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilmeden, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde, B-Benzer bir olay nedeniyle Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 15/11/2023 tarihli ve 2023/4648 esas, 2023/5027 karar sayılı ilâmıyla; "... 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231 inci maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, sanığın denetim süresi içinde yeni bir suç işlemesi sebebiyle yeniden ele alınıp hükmün açıklanmasına karar verildiğinde, aynı Kanun'un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca önceki hükümde değişiklik yapılmadan aynen açıklanması, ancak kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumu değerlendirilerek, cezanın yarısına kadar belirlenecek bir kısmının infaz edilmemesi ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine dair cezanın bireyselleştirilmesi hükümlerinin tatbik edilebileceği, bunun dışındaki hususlarda hükmün değiştirilemeyeceği gözetilmeden, yasal zorunluluk hali de bulunmadığı halde denetim süresi içerisinde suç işlediği anlaşılan sanık hakkında hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, bu hususa riayet edilmeyerek önceki hükümde değişiklik yaparak, açıklanması geri bırakılan hükümle birlikte ayrıca 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca basit yargılama usulü uygulayarak hükümlü hakkında verilen cezada 1/4 oranında indirim yapılmasına ilişkin karar aleyhine 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi uyarınca Kanun yararına bozma talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir...." şeklinde de belirtildiği üzere; 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, sanığın denetim süresi içinde yeni bir suç işlemesi sebebiyle yeniden ele alınıp hükmün açıklanmasına karar verildiğinde, aynı Kanun'un 231/11. maddesi hükmü uyarınca önceki hükümde değişiklik yapılmadan aynen açıklanması, ancak kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumu değerlendirerek, cezanın yarısına kadar belirlenecek bir kısmının infaz edilmemesi ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine dair cezanın bireyselleştirilmesi hükümlerinin tatbik edilebileceği, bunun dışındaki hususlarda hükmün değiştirilemeyeceği gözetilmeden, denetim süresi içerisinde suç işlediği anlaşılan sanık hakkında hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, yazılı şekilde basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ihbar yazısı incelenen dosya kapsamına göre yerinde görüldüğünden KABULÜ ile, Küçükçekmece 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.06.2023 tarihli ve 2023/186 esas, 2023/464 sayılı sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, verilen kararın niteliği itibariyle 2 No.lu bozma istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 18.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.