Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2024/4022 E. 2025/11938 K. – Silahla Tehdit
Konu: Silahla Tehdit
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/4022
- Karar No
- 2025/11938
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahla Tehdit
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/226 E., 2021/510 K. SUÇ : Silahla tehdit HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. GEREKÇE Kazanılmış hak olarak hükümde ceza miktarı gösterilmeyip sadece "infazda gözetilir" şeklindeki bir açıklama halinde hükümde hukuki bir netlik olmayacağı açıktır. İnfaz kişiden kişiye, mükerrerlik durumuna, infaz sırasında meydana gelen durumlara ve içtima hükümlerine göre farklı sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle, sanık aleyhine sonuç doğurması teknik olarak her zaman mümkündür. Kanun koyucunun bunu gözeterek, ceza miktarının kazanılmış hak teşkil edeceğini 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 307. maddesinde “Hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet savcısı veya 262 nci maddede gösterilen kimselerce temyiz edilmişse, yeniden verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz.” şeklinde açıkça yazmak suretiyle bu durumu düzenlediğinden ve Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 232/6. fıkrasında sanığın aleyhe temyizi olmaması nedeniyle kazanmış olduğu ceza miktarının tereddüte mahal vermeyecek şekilde ve hüküm fıkrasında açık olarak gösterilmesi gerektiğine yer verilmiş olup Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 232/6. ve Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307. maddesindeki açık düzenlemeler nedeniyle aksi halin açık kanun hükmüne aykırılık oluşturacağı ve sanığın aleyhine sonuçlar doğuracağı sabit olduğundan, kazanılmış hakkın ceza miktarı olarak hükümde gözetilmesi gerektiğinden tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak; Sanığın tekerrüre esas alınan ilamında yaş küçüklüğü nedeniyle ceza indirimi uygulanmış olması karşısında, söz konusu ilamın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 58/5. maddesine göre tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi, hukuka aykırı görülmüştür.
II. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Şarkışla 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafinin temyiz sebepleri yerinde görülmüş olduğundan, hükmün Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanması ile ilgili bölüm çıkarılmak suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 25.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.