Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2024/3058 E. 2026/4103 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/3058
- Karar No
- 2026/4103
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/769 E., 2024/150 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulu'nun takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak; 1. Yağma suçunun yol kesmek suretiyle işlendiğinin kabulü için eylemin yalnızca yol üzerinde gerçekleşmiş bulunması yeterli olmayıp, suçun mağdurunun yoldan geçmesini beklemek suretiyle önceden tasarlayıp, maddi engeller koymak veya tehditle geçişi engellemek ve/veya tertibat alarak yolun kesilmiş olması gerektiği gözetilmeden, sanıklar hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a-c maddesi ile hüküm kurulması gerekirken yol kesmenin koşulları oluşmadığı halde, aynı madde ve fıkranın (d) bendine hükümde yer verilmesi,
2. Mağdurun 28.02.2013 tarihli duruşmada ve birleşen dosya kapsamındaki 07.03.2013 tarihli duruşmada karşılanması gereken bir zararının bulunmadığını beyan etmesi ve hükümden sonra mahkemeye ibraz ettiği 02.05.2024 havale tarihli dilekçesinde zararının sanık tarafından soruşturma aşamasında giderildiğini beyan etmesi karşısında; mağdurun zararının sanık tarafından giderilip giderilmediğinin değerlendirilmesi, giderildiğinin kabulü halinde, zararın soruşturma ve kovuşturma aşamalarından hangisinde giderildiği ve sonucuna göre, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin tartışılmaması, hukuka aykırı bulunmuştur.
3. Kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçu, 5237 sayılı Kanun'un 109. maddesinde "Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakan kişiye, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir." şeklinde düzenlenmiş, ikinci ve üçüncü maddelerde arttırım sebepleri yer almıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 04.04.2022 tarihli ve 2020/14-25 Esas, 2022/237 karar sayılı kararında, "Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, cinsel saldırı suçları gibi bazı suçların icrası sırasında zorunlu olarak eşlik eden bir fiil olarak yer alabilir. Cinsel saldırı suçunda failin fiilini icra edebilmesinin zorunlu sonucu olarak mağdurun kısa bir süre özgürlüğünden yoksun kaldığı bu gibi hâllerde işlenen suç dışında failin sorumluluğunu gerektiren ayrı bir fiilin varlığından bahsetmek mümkün değildir. Ancak işlenen fiilin zorunlu sonucu olmamakla birlikte, amaç suçun işlenebilmesi için mağdurun hürriyetinden yoksun bırakıldığı hallerde, fail amaç suçun yanında ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan da cezalandırılacaktır (... Koca-İlhan Üzülmez, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler, Adalet Yayınevi, 6. Bası, Ankara, 2019 s. 465). Ancak cinsel saldırı öncesi ya da sonrasında eğer mağdurun özgürlüğü sınırlandırılmışsa, fail kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan da sorumlu tutulmalıdır (M.Emin Artuk- ... Gökçen-M. Emin Alşahin- Kerim Çakır, Ceza Hukuku Özel Hükümler, Adalet Yayınevi, 18. Baskı, Ankara, 219 s. 375.). Yargıtay uygulamalarına göre de kişinin vücut dokunulmazlığı amaç suçun konusu olması durumunda hürriyeti sınırlandırılmadan bu suçların işlenmesine olanak bulunmadığı için suç süresiyle sınırlı olarak kişilerin tutulması hâlinde, örneğin cinsel saldırı (cinsel istismar) veya yaralama eylemini gerçekleştirirken sadece bu suçların işlendiği süre boyunca bekletme veya tutma eylemleri ayrı bir suç oluşturmamakta, ancak amaç suç öncesinde veya sonrasında mağdurun bir yere gitme veya bir yerde kalma özgürlüğü kaldırıldığında ise ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu oluşmaktadır." açıklaması yer almaktadır. Bu kapsamda; olayın gelişimi üzerinde durularak bu hususun karar yerinde tartışmasız bırakılması hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiini temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği Tebliğname'ye kısmen uygun olarak BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 29.04.2026 tarihinde (3) numaralı madde yönünden oy çokluğuyla, (1) ve (2) numaralı maddeler yönünden oy birliğiyle karar verildi.
K A R Ş I O Y
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen mahkûmiyet kararının dairemiz çoğunluğu tarafından bozulması kararına şu gerekçelerle muhalifim: sanığın olay tarihinde müştekiyi gece 04:00 sıralarında kumar borcundan kaybettiği paraları istemek amacıyla durdurarak istediği ve kafasına silah dayadığı sonrasında mağdurdan diğer sanık ...'nın bıçakla tekrar para istediği mağdurun vermeyeceğini söylemesi üzerine sanık ...'ı silah dipçiği ile mağdurun sağ gözüne vurduğu ve sonrasında sanıkların mağduru zorla araca bindirip Karaağaç köyüne götürdükleri ve köydeki yangın kulesi önünde tekrar darp ettikleri ve cebindeki paraları aldıkları müştekiyi silah zoruyla bir noktadan başka bir yere zorla ve silahla götürülmesinin hürriyeti tahdit suçunu oluşturduğu, dairemizin 12.10.2023 tarih ve 2023/14875 - 13525 esas ve karar sayılı ilamı ile bu suç yönünden oluştuğundan bozma kararı verdiği ve yerel mahkemeninde bu bozma kararına uyduğu anlaşıldığından yerel mahkemece verilen mahkûmiyet kararının onanması kanaatindeyim. 29.04.2026