Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2023/9169 E. 2024/11416 K. – Tehdit
Konu: Tehdit
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/9169
- Karar No
- 2024/11416
- Karar Tarihi
- Konu
- Tehdit
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/341 E. 2019/509 K. SUÇ : Tehdit HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesi uyarınca temyiz süresinin bir hafta olduğu gözetilmeden temyiz süresinin 15 gün olarak belirtilmesi suretiyle yanıltıcı ifade kullanılması nedeniyle temyiz talebinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Sanık hakkında birden çok kişiyle tehdit suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1.Sanığın adli sicil kaydında suç tarihinden önce bir adet hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair ilamının yer alması, 5271 sayılı Kanun'un 231/8. maddesinde değişiklik getiren ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına bir kez karar verileceğine ilişkin düzenlemenin suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe girmesi nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin uygulanmasına engel teşkil etmemesi, suçtan ... maddi bir zararın bulunmaması, sanığın 07.04.2019 tarihli celsede hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini kabul etmesi karşısında; yargılama sürecindeki davranışları olumlu bulunarak hapis cezası ertelenen sanık hakkında duruşmadaki tutum ve davranışlarıyla kişiliği değerlendirilerek bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden "Sanık hakkında daha önce Bodrum 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 2008/1341 esas 2009/1362 karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olduğu anlaşıldığından Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/8. Maddesi gereğince yasal koşulları oluşmadığından" şeklinde kanuni olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi. 2.Sanık hakkında atılı suçtan hükmedilen 1 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 49/2. maddesi uyarınca kısa süreli olmadığı, kısa süreli olmayan hapis cezası ertelenen sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerini kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi. 3.Kabule göre de; sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/2-c. 29. maddeleri gereğince hükmedilen 1 yıl 6 ay hapis cezasından aynı Kanunun 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılması halinde 1 yıl 3 ay yerine hesap hatası sonucunda 1 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayini, Bozmayı gerektirmiş Milas 3. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden hukuka aykırılık görüldüğünden hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 326/son fıkrası gereğince sonuç ceza bakımından sanığın kazanılmış hakkının gözetilmesine Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 30.10.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.