Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2023/8177 E. 2024/10400 K. – Şantaj
Konu: Şantaj
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/8177
- Karar No
- 2024/10400
- Karar Tarihi
- Konu
- Şantaj
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/268 E., 2016/488 K. SUÇ : Şantaj HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. GEREKÇE 1.Sanığın eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesindeki tehdit suçunu oluşturduğu şikayete tabi olduğu, mağdurların 09.06.2016 tarihli oturumda sanıktan şikâyetçi olmadıklarını belirttikleri, sanığın şikâyetten vazgeçmeyi kabul etmediğine dair bir beyanının da bulunmadığının anlaşılması karşısında; sanık hakkında tehdit suçundan şikâyetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Kabule göre de, 2. Sanığa atılı şantaj suçundan eylemine uyan, 5237 sayılı Kanun’un 107 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 3. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen 14.07.2016 tarihli mahkûmiyet tarihinden, inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. II. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Konya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.07.2016 tarihli ve 2016/268 Esas, 2016/488 Karar sayılı kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki suça yönelik kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 73/4 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8 inci maddeleri nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 10.10.2024 tarihinde karar verildi.