Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2023/7756 E. 2024/9650 K. – Silahla Tehdit

Konu: Silahla Tehdit

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2023/7756
Karar No
2024/9650
Karar Tarihi
Konu
Silahla Tehdit

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/741 E. 2016/21 K. SUÇ : Silahla tehdit HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Şikâyetçiye ve vekiline davaya katılmak isteyip istemedikleri yönünde beyanları alınmadan karar verilmesi sebebiyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolunun açık olduğu, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 19.10.2010 tarihli ve 2010/9-149 Esas, 2010/205 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere şikâyetçinin katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördüğü konusunda araştırma yapmayı gerektirecek bir tereddüt bulunmadığı görüldüğünden, 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddesi uyarınca suçtan zarar gören şikâyetçi vekilinin 13.01.2016 tarihli temyiz dilekçesi verdiği anlaşılmakla, suçtan zarar gören şikâyetçinin davaya katılan, vekilinin de katılan vekili sıfatıyla kabulüne karar verilmekle yapılan temyiz incelemesinde; Sanık hakkında silahla tehdit suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Sanığın yargılama konusu olan eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıl olağan dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 28.09.2015 tarihli sorgu olduğu ve bu tarihten inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. Yukarıda açıklanan nedenle Edremit 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kararıyla ilgili katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 25.09.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2023/7756, K. 2024/9650, T. 25.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2023-7756-e-2024-9650-k-3ca821f2c9cf