Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2023/6390 E. 2024/10034 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/6390
- Karar No
- 2024/10034
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/664 E., 2016/494 K. SUÇLAR : Silahla tehdit, hakaret, tehdit HÜKÜMLER : Ceza verilmesine yer olmadığına, mahkûmiyet, beraat, düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Onama, Bozma 1. Mağdur ...'un yargılamanın aşamalarında şikâyetinin bulunmaması nedeniyle, katılan sıfatını almayan sanığın, mağdur sanık ... hakkında hakaret suçundan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı bu nedenle tebliğnamede onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. 2. Sanık ...'in temyizinin, silahla tehdit suçundan kurulan beraat kararının gerekçesine yönelik olmadığı ve kararı temyiz etmesinde de hukuki yararı bulunmadığından, silahla tehdit hükmünü temyiz etme hakları bulunmadığı anlaşılmıştır. 3. Sanık ... hakkında hakaret ve tehdit suçlarından kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. GEREKÇE 1. Sanık ...'e atılı tehdit suçundan eylemine uyan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre, aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen 31.05.2016 tarihli mahkumiyet tarihinden, inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. 3. Mağdur ...'nin 27.11.2015 tarihli celsede şikâyetten vazgeçtiğini beyan ettiği, sanığın da şikâyetten vazgeçmeyi kabul etmediğine dair bir beyanının bulunmadığı, anlaşılmakla sanık ... hakkında hakaret suçundan şikâyetten vazgeçme nedeniyle verilen düşme kararında hukuka aykırılık bulunmamış, tebliğnamede bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. II. KARAR 1. Sanık ... hakkında hakaret suçundan, sanık ... hakkında silahla tehdit suçundan kurulan hükümler yönünden yapılan incelemede; Ön İnceleme bölümünde (1) ve (2) numaralı paragraflarda açıklandığı üzere sanık ...'in temyiz isteminin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince REDDİNE, 2.Sanık ... hakkında hakaret suçundan kurulan düşme hükmü yönünden yapılan incelemede; Gerekçe bölümünün (3) numaralı paragrafında açıklanan nedenlerle Mersin 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2016 tarihli ve 2015/664 Esas, 2016/494 Karar sayılı kararında sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ...'in temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 2.Sanık ... hakkında tehdit suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede; Gerekçe bölümünün (1) ve (2) numaralı paragraflarından açıklanan nedenlerle Mersin 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2016 tarihli ve 2015/664 Esas, 2016/494 Karar sayılı kararına yönelik sanık ...'in temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki suça yönelik kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 03.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.