Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2023/445 E. 2024/12453 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2023/445
Karar No
2024/12453
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1076 E., 2022/624 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, nitelikli yaralama HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi Bozma, Kısmi Ret 1. İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesinin sanıklar hakkında kasten yaralama suçundan verilen 2 yıl 11 ay hapis cezası ile mahkûmiyet hükmüne konu cezanın türü ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanıklar müdafilerinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Bir kısım sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme talepleri yerinde görülmemiştir. I. GEREKÇE Katılanların beyanları, tanık beyanları, teşhis tutanağı, olay yeri inceleme ve yakalama tutanağı gibi deliller karşısında, eylemlerinin sabit olduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmıştır. Ancak; 1. Sanıkların kolluğun telefonla araması üzerine karakola geldikleri ve üstlerindeki cep telefonlarını rızaen teslim ettikleri anlaşılmakla, sanıklar hakında katılan ...'a yönelik eylem nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması, hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Katılan ...'ın cep telefonunun rızaen iade edildiği, kolyesinin ise üst araması sonucu elde edildiği anlaşılmakla, kısmi iade bulunduğu halde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 168/4. maddesi uyarınca mağdurun kısmi iadeye rızasının bulunup bulunmadığının sorulmaması, kısmi iade nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızasının bulunması halinde, kısmi iadenin soruşturma aşamasında gerçekleştiğinin kabulü ile 5237 sayılı Kanun'un 168/1. maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiğinin düşünülmemesi; hukuka aykırı bulunmuştur. 3. Katılan ...'ın soruşturma aşamasında sanıkların telefonunu almaya çalıştıklarını ancak engel olduğunu söylemesi karşısında, soruşturma aşamasındaki ifadesi yerine, duruşmadaki ifadesine dayanılarak teşebbüs aşamasında kalan eylemin tamamlandığının kabul edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. II. KARAR A. Sanıklar Hakkında Nitelikli Yaralama Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Giriş bölümünün (1) No.lu bendinde açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanıklar müdafilerinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanıklar Hakkında Nitelikli Yağma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin, 22.03.2022 tarihli ve 2021/1076 Esas, 2022/624 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 26.11.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2023/445, K. 2024/12453, T. 26.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2023-445-e-2024-12453-k-0f236d564dcf