Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2023/3392 E. 2023/14863 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/3392
- Karar No
- 2023/14863
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/353 E., 2015/641 K. SUÇLAR : Nitelikli tehdit, kasten yaralama HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, müsadere TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma A. Sanıklar hakkında katılan ...'na yönelik kasten yaralama suçundan kurulan hükümler yönünden; 14.04.2011 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen ek 2 nci maddesi uyarınca doğrudan verilen 3.000,00 TL'ye kadar olan adli para cezalarından ibaret mahkûmiyet hükümleri kesin olup, sanıklara kasten yaralama suçundan dolayı tayin edilen adli para cezalarına ilişkin hükümlerin cezaların türü ve miktarı itibariyle temyizi mümkün bulunmadığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı Ceza Muhakemesi Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317 nci maddesi gereğince sanıklar ... ve ...'nin temyiz isteklerinin REDDİNE karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. B. Sanıklar hakkında nitelikli tehdit suçundan kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... Cumhuriyet Başsavcılığının 14.05.2013 tarihli ve 2012/28915 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanıklar hakkında katılanlara yönelik nitelikli tehdit ve katılan ...'a yönelik kasten yaralama suçlarını işledikleri iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a), (c) bentleri, 43 üncü maddesi ve 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları istemli kamu davası açılmıştır. 2. ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.10.2015 tarihli ve 2013/353 Esas, 2015/641 Karar sayılı kararı ile sanıkların; a) Nitelikli tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a), (c) bentleri, 43 üncü, 62 nci ve 53 üncü maddeleri gereğince 2 yıl 13 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, b) Kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 52 nci maddenin ikinci ve dördüncü fıkraları gereğince 2.400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri 1. Delilleri değerlendirme ve takdir yetkisinin Ağır Ceza Mahkemesine ait olması nedeniyele görevsizlik kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesine, 2. Sanıklar hakkında eksik ceza tayin edildiğine, 3. Haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesine, 4. Vesaire, İlişkindir. B. Sanıklar ... ve ...'nin Temyiz Sebepleri 1. Lehe yasa hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 2.Vesaire, İlişkindir III. GEREKÇE 1. İddianame içeriği ve dosya kapsamına göre; katılanların, sanıklara borcunun bulunduğu, olay tarihinde sanıkların alacaklarını istemek amacıyla katılanların iş yerine gittikleri, burada katılanlardan borçlarını ödemelerini istedikleri, bu sebeple aralarında tartışma çıktığı, sanık ...'in bıçak çekerek katılanları tehdit etmiş olması karşısında, sanıkların eylemlerinin hukuki alacağın tahsili amacıyla tehdit suçunu oluşturacağı, bu suç kapsamındaki delilleri takdir ve tartışmanın, üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, duruşmaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulduğu belirlenmiştir. 2. Sanıkların eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle aynı Kanun'un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 3. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 05.10.2015 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. IV. KARAR A. Sanıklar Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince sanıkların temyiz isteklerinin Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanıklar Hakkında Nitelikli Tehdit Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.10.2015 tarihli ve 2013/353 Esas, 2015/641 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı sayılı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 23.11.2023 tarihinde karar verildi.