Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2023/3070 E. 2023/13652 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/3070
- Karar No
- 2023/13652
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/273 E., 2016/323 K. SUÇLAR : Nitelikli tehdit, mala zarar verme HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Osmancık Cumhuriyet Başsavcılığının 01.07.2015 tarihli ve 2015/155 Soruşturma sayılı iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesi, mala zarar verme suçundan 151 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesi uyarınca cezalandırılmaları talebiyle, kamu davası açılmıştır. 2. Osmancık Asliye Ceza Mahkemesinin 27.05.2016 tarihli ve 2015/273 Esas, 2016/323 karar sayılı kararıyla sanık hakkında nitelikli tehdit ve mala zarar verme suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri 1. Sanık ... hakkında mahkumiyet kararları kurulması gerektiğine, 2. Vesaire, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanık ... ile temyiz dışı sanık M.B’nin kardeş oldukları, ... Tuğla Fabrikasının Müdürü katılan ... arasında fabrikaya işçi bulma konusunda anlaşma olduğu, fakat daha sonrasında uyuşmazlık çıktığı, sanık ve temyiz dışı sanığın olay günü gece saat 03.00 sıralarında ... Tuğla Fabrikasına beş el ateş edilerek bina cam ve duvarına zarar verdiği iddiası ile kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. 2. Kurşunlama zamanını gösterir fabrika kamera kayıtları incelendiğinde Doğan marka ... jantlı, zenon farlı, sağ park lambası yanmayan, sol park lambasının yuvarlak şekilde olan aracın iki kez önce ...'dan Osmancık istikametine, daha sonra ise ... istikametine doğru gittiği, temyiz dışı sanık M.B.'nin kızının nişanlısı üzerine kayıtlı Doğan marka araç üzerinde yapılan incelemede bu aracın da aynı özellikleri barındırdığına ilişkin Olay Araştırma ve Yakalama Tutanağı dosya içeriğinde mevcuttur. 3. İşyerinde çalışan tanıklar E.P., A. Ö. ve katılanların olayla ilgili görgüye dayalı bilgilerinin bulunmadığına ilişkin beyanları dosya içeriğinde mevcuttur. 4. Temyiz dışı sanık M.B.'nin, “Olay günü alkollü olduğunu ve kamerada gözüken aracın kendisinde olduğunu, öncesinde kızının nişanlısını Çampınar Köyüne bıraktığını, gece de fabrikalar arasında ... yoluna gitmiş olabileceğini” şeklinde savunmada bulunduğu görülmüştür. 5. Temyiz dışı sanık M.B. hakkında Mahkemece nitelikli tehdit ve mala zarar verme suçundan mahkumiyet hükmü kurulduğu anlaşılmıştır. 6. Sanığın üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği belirlenmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanık Hakkında Mahkûmiyet Hükmü Kurulması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden Yargılanacak her uyuşmazlıkta; şüphelilik, uyuşmazlığın somut olması ve uyuşmazlığın çözümü şeklinde özellikler vardır. O halde önce olay öğrenilmelidir. Yani sübut konusunda bir hükme varılır. Sübut (veya ispat) meselesi maddi mesele olup, bu konu geçmişteki olayı zihnimizde yeniden yaratmak, yani nasıl meydana geldiğini belirlemektir. Olay belirlendikten sonra, olaya uygulanacak hukuki norm ve bunun olayın tipine uygun olup olmadığı konusunda sonuç çıkarılır. Maddi durumun tespiti, hukuki durumun tespitidir. Olayın faillerinin kim olduğu ve bunların ceza hukuku karşısındaki sorumlulukları öncelikle olayın belirlenmesi ile mümkündür. Olay ise deliller ile öğrenilebilir. Delillerin gösterdiği objektif bakımından bir (ihtimal)’dir. Buna rağmen ihtimal belli bir dereceye gelince kanaat (kanı) olacaktır. Şüphe yerini kanaate bıraktığında ispatta aranan belirlilik ortaya çıkar. Yani belirliliğe şüphenin yenilmesi ile ulaşılır. Ceza Muhakemesinin asıl amacı maddi gerçeği ortaya çıkarmaktır. Maddi gerçeğe ulaştıracak araç ise delillerdir. Deliller; Sanık açıklamaları, tanık açıklamaları, sanık ve tanıktan başka kişilerin açıklamaları, kolluk, savcı ve hakim tutanakları, özel yazılı açıklamalar, görüntü ve (veya) ses kaydeden araçlarla açıklama ve belirtiler şeklinde ayrıma tabi tutulabilir. Suç konusu ve/veya alet olayın bir parçası iken, olay yerinde kalan her türlü iz ve eser, belirti delil olup, olayı temsil eden dolaylı delildir. Bütün bu deliler birlikte değerlendirilerek öncelikle suçun işlenip işlenmediği sonra bir olayın kanuni unsurlarının belirlendiği şekilde işlenip işlenmediği ve son olarak da sabit olan bu suçun sanık tarafından işlenip işlenmediğinin tartışması ve kesin olarak ispatı gerekir. Tüm aşamalarda da şüpheden sanık yararlanır kuralının uygulanması gerekir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; işyerinde çalışan tanıklar E.P., A. Ö. ve katılanların olayla ilgili görgüye dayalı bilgilerinin bulunmadığı, sanığın üzerine atılı suçları kabul etmediği, işyerinin kurşunlanması olayında kullanılan aracın içerisinde sanığın bulunduğuna ilişkin bir bilgi, belge ve bulguya dosya kapsamından anlaşılamaması karşısında, "Masumiyet karinesi" olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan "Şüpheden sanık yararlanır" ilkesi uyarınca suçların sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması sebebiyle beraat kararları verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Vesaire Yönünden Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Osmancık Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.05.2016 tarihli ve 2015/273 Esas, 2016/323 Karar sayılı kararında katılan vekilinin temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 24.10.2023 tarihinde karar verildi.