Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2023/1605 E. 2024/10014 K. – Nitelikli Yağma

Konu: Nitelikli Yağma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2023/1605
Karar No
2024/10014
Karar Tarihi
Konu
Nitelikli Yağma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/304 E., 2022/2181 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanıkların, isnat olunan suçu işlediğine dair mahkûmiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, olayda şüphenin söz konusu olduğu, şüpheden sanığın yararlanması gerekeceği şeklindeki genel ceza hukuku ilkeside gözetilerek yerel mahkemece 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince sanıkların beraatine dair verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamış, tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. Ayrıca dosyada 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir. Açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 29.06.2022 tarihli, 2022/304 Esas ve 2022/2181 Karar sayılı kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 02.10.2024 tarihinde karar verildi. K A R Ş I O Y Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, katılan ...'in sanık ... ile arkadaş olduğu, olay tarihinden önce tanık ...'in katılanın aracı olması sonucunda sanık ...'in iş yerinde çalışmaya başladığı, bir müddet çalıştıktan sonra iş yerinden ayrıldığı, olay günü saat 22.00 - 22.30 sıralarında katılan ...'ın sanık ...'nin iş yerinin önünden geçtiği sırada sanığın katılana seslendiği, katılanın yanına gelerek "Bir şey konuşacağız" diyerek koluna girip yanındaki bir kaç kişi ile birlikte arka sokağa götürdükleri, katılanın yanında bulunan kız arkadaşı ...'yı olay yerinden uzaklaştırdıkları, daha sonra olay yerine sanık ...'in de geldiği, sanıkların katılana yanlarından çalışan ... yüzünden zarara uğradıklarını, belirterek sanık ...'in yanında getirdiği senedi imzalamasını istedikleri, katılanın senedi imzalamak istememesi üzerine katılana hitaben "Senin ayağını kırdırırım, çoluk çocuğunun yeri belli seni Eskişehir'de dolaştırmam" şeklinde sözler sarf ederek tehdit etmeleri sonucunda katılanın senedi kendi el yazısıyla doldurarak imzalamak zorunda kaldığı, yargılama sırasında tanık olarak dinlenen ...'ın olayları gördüğü ancak müdahale edemediği, olay sonrasında katılana şikâyetçi olması halinde tanıklık yapabileceğini belirterek telefon numarasını bıraktığı, katılan ...'ın olaydan yaklaşık 3 ay sonra avukatı aracılığıyla şikâyetçi olduğu anlaşılan olayda, tanık ... ve ...'ın beyanları, katılanın aşamalardaki özünde değişmeyen beyanları,katılan aleyhinde suça konu senetle ilgili icra takibinin 11.04.2019 tarihinde başlatıldığı, katılanın şikâyet tarihinin ise bu tarihten önceki bir tarih olan 30.01.2019 tarihinde gerçekleştiği, tanıkların işlenmekte olan suçu yetkili makamlara haber verebilecek durumda olmalarına rağmen haber vermemelerinin hayatın olağan akışına aykırı kabul edilemeyeceği, sanıkların savunmalarında katılandan senet aldıklarını kabul etmeleri nazara alındığında sanıkların yağma suçundan makûmiyetine karar verilmesi gerektiği kanaatinde olduğumdan, beraate ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın bozulması gerektiğinden sayın çoğunluğun görüşüne iştirak etmiyoruz.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2023/1605, K. 2024/10014, T. 02.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2023-1605-e-2024-10014-k-43b2ff1ab872