Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2023/1520 E. 2025/1174 K. – Nitelikli Yağma

Konu: Nitelikli Yağma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2023/1520
Karar No
2025/1174
Karar Tarihi
Konu
Nitelikli Yağma

İSTİNAF SONRASI TEMYİZ MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/3017 E., 2022/2033 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Nazilli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.04.2021 tarihli ve 2020/203 Esas, 2021/134 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında, nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a,c,h; 35 ,62 ve 53. maddeleri uyarınca 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir. B. İstinaf İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 17.06.2022 tarihli ve 2021/3017 Esas, 2022/2033 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıklar müdafileri ile o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ... ... ve Müdafii ile Sanık ...'ın Temyiz İstemleri Taraflar arasında husumet bulunduğuna, katılanların beyanlarının çelişkili olduğuna, olay yerinde bulunan mermilerin sanık ...'in silahından çıktığına dair delil bulunmadığına, mahkumiyete yeter şüpheden ari delil bulunmadığına ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu anlaşıldığından, sanıklar ve müdafilerinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedeni dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Katılan ...'ın olay günü 156'yı arayarak eşiyle motosikletle seyir halinde iken sanıkların yollarını kesmeye çalıştıklarını ve iki el ateş ettiklerini ihbar etmesi üzerine başlatılan soruşturmada, gerek katılan ...'ın gerekse imam nikahlı eşi olan Dursun Türkmen'in alınan ilk beyanlarında sanıkların yollarını kesmeye çalıştıklarını, durmamaları üzeirne sanık ...'ın elindeki odun parçasını kendilerine doğru fırlattığını fakat isabet etmediğini, diğer sanık ...'ın ise iki el ateş ettiğini beyan ettikleri, her iki katılanın da sanıkların kendilerinden para istediğine ilişkin bir beyanlarının olmadığı görülmektedir. Sanıklar soruşturma aşamasında alınan ilk beyanlarında katılandan alacaklı olduklarını, olay günü alacaklarını istemek üzere katılanın evine gittiklerini fakat bulamadıklarını, akabinde katılanlarla yolda karşılaştıklarını fakat katılan ...'ın durmadan yola devam ettiğini beyan etseler de kovuşturma aşamasında beyanlarından dönerek olay günü katılanları görmedikleri şeklinde kendilerini suçtan kurtarmaya yönelik beyanlarda bulundukları anlaşılmaktadır. İddianame ile üzerlerine atılı eylemin sanıklar tarafından işlendiği katılan beyanları, sanıkların tevil yollu çelişki barındıran beyanları, adli raporlar ve tüm dosya kapsamından sabittir. Ancak; Sanıkların katılanlar motosiklet üzerinde seyir halinde iken yollarını kesmeye çalıştıkları sırada aralarında bir konuşma geçmediği, sanıkların savunmalarında ileri sürdükleri alacaklarını isteme hususunda o an bir tehditte bulunmadıkları, aralarında mevcut olan husumet nedeni ile katılanın ne istediklerini tahmin ederek durmadan olay yerinden kaçmasının sanıkların eylemini nitelikli yağma suçuna dönüştürmeyeceği, sanıkların eylemlerinin bir bütün halinde 5237 sayılı Kanun'un 106/2-a,c maddesinde öngörülen birden fazla kişi ile silahla tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ...... ve müdafii ile sanık ...'ın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a. maddesi uyarınca Nazilli 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 04.02.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2023/1520, K. 2025/1174, T. 04.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2023-1520-e-2025-1174-k-c9c4903d8fb0