Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2022/9624 E. 2024/5060 K.
Konu: Nitelikli Yağmaya Teşebbüs
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/9624
- Karar No
- 2024/5060
- Karar Tarihi
- Konu
- Nitelikli Yağmaya Teşebbüs
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/3702 E., 2021/1385 K. SUÇ : Nitelikli yağmaya teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' aynı Kanun'un 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafii dilekçesinde özetle; delil bulunmadığını, beraat kararı verilmesi gerektiğini, sanığın eylemini madde krizi anında gerçekleştirdiğinden cezai sorumluluğu hususunda rapor alınması gerektiğini ileri sürmüş, anılan temyiz dilekçesindeki belirtilen sebeplere yönelik yapılan incelemede; Adana Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 12.02.2019 tarihli iddianamesinde, sanığın anne ve babası olan katılanların geniş zaman kipiyle geçmişe dayalı olaylara dair soyut anlatımlarına yer verilmiş olup bu şeklilde 5271 sayılı Kanun'un 170. maddesine aykırı olarak düzenlenen iddianame ile sanık hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan kamu davası açılmış olduğunun anlaşılması karşısında; sanığın anne ve babası olan katılanlara yönelik yağma eylemini ne zaman nerede nasıl gerçekleştirdiği açıklattırılmadan, bir başka deyişle eylem ve suç somutlaştırılmadan, 5237 sayılı Kanun'un 225/1. maddesi uyarınca "hüküm ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve fail hakkında verilir." şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye değişik gerekçe ile uygun olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi gereğince dosyanın gereğinin ifası için Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine, 24.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.