Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2022/817 E. 2023/12592 K. – Nitelikli Yağma

Konu: Nitelikli Yağma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2022/817
Karar No
2023/12592
Karar Tarihi
Konu
Nitelikli Yağma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/487 E., 2021/45 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Nazilli Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.03.2020 tarihli ve 2019/49 Esas, 2020/125 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında yağma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir. 2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 07.01.2021 tarihli ve 2020/487 Esas, 2021/45 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun kabulüyle, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beraat kararının kaldırılarak, 5237 sayılı Kanun’un 150/1 delaletiyle, 106/2-a, 62, 53, 58 inci maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejimine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstemleri, yeterli delilin bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, takdiri indirimlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Sanık ...'ın Barlar Sokağı'nın girişinde bar işlettiği ve dosyaya sunmuş olduğu belgeden anlaşılacağı üzere katılan ...'in veresiye olarak bira ve sigara aldığı, bununla ilgili sanığın bir kağıttan ibaret veresiye belgesi sunduğu, katılanın da beyanları ile bu veresiyenin olduğunu kabul ettiği, katılanın kendi beyanı ile emekli olup çiftçilikle uğraştığını ve sanığa ait büfeden alışveriş yaptığını beyan ettiği, taraf beyanları ile sanık ...'in Barlar Sokağı'nda çalıştığı, zaman içerisinde sanık ...'ın büfesine gelip gittiği ve katılan ...'le de tanışıklığının bulunduğunun sabit olduğu, her ne kadar sanıkların iştirak halinde kendisine yönelik yağma eylemi gerçekleştirdiğini bildirmiş ise de, dosya kapsamında olay yerini gören herhangi bir kameranın tespit edilemediği, taraflar arasındaki olayla ilgili herhangi bir tanık beyanı bulunmadığı, katılanın aşamalarda birbiriyle çelişkili beyanlarının bulunduğu, borcu olan bir yere borç para vermesinin hayatın olağan akışına uygun bulunmadığı, öncelikle borcu olan birinin borcunu kapattıktan sonra ilgili kişiye borç para vermesi gerektiği, katılanın atfı cürüm niteliğindeki soyut beyanları dışında başkaca da bir delilinin tespit edilemediği, imzalattığı iddia edilen senedin bulunmadığı, bu senetle ilgili katılan aleyhine herhangi bir tahsil işleminin de yapılmadığı, katılana ait herhangi bir doktor raporunun da bulunmadığı, dosya kapsamında mağdurun yağma edildiğine dair şüphe unsurunun oluştuğu, taraflar arasında alacak - borç ilişkisinin bulunduğu, bu ilişkiden kaynaklı husumetin bulunduğu, ancak bunu yağma olarak nitelendirecek cebir ve tehditin kullanıldığı yönünde sanıkların cezalandırılmasına yetecek her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı delillere ulaşılamadığı, sanıklar lehine şüpheden sanıkların yararlanması gerektiği, katılan beyanını destekleyen başkaca bir delil ya da emarenin bulunmadığı değerlendirilerek, sanıkların üzerlerine atılı suçu işlediklerine dair şüpheden uzak, vicdani kanaat hasıl edici, kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediği, atılı suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı anlaşıldığından 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince sanık hakkında müsnet suçtan beraatine karar verilmiştir. 2. Katılan şikâyetinde: "Ben bu konuyla ilgili daha önce beyanda bulunmuştum. O beyanlarımı aynen tekrar ederim. Sanık ... Barlar Sokağının girişinde büfe işletmektedir. Dönem dönem ondan alış veriş yapardım. Bana para ihtiyacı olduğunu söyleyerek benden borç para istedi. 800 TL para verdim. Olay günü boğazıma şise dayayarak benden daha fazla para istedi ve bana 1.000 TL veya 2.000 TL'lik boş sened imzalattı. Ben de korktuğum için imzaladım. Daha sonra da bir bayan beni arayarak benimle görüşmek istediğini söyledi. Ben de Dörtyol'daki benzin istasyonunda arabamla durdum. ... ticari taksiyle geldi. Para vereceksin seni öldüreceğim diye tehdit etti. Ben de bunun üzerine şikayette bulundum. Sanıklardan şikayetçiyim. Davaya katılma talebim vardır, Sanığa ait büfeden geçerken bazen bir sigara alırdım. Sanık ...'i de ...'ın yanında sık sık görürdüm. Olay günü de arabanın içerisinde gördüm. Ancak bu bayanla konuşmadım. Beni arayan kişi sanık ...'dir." şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü 1. Tüm dosya kapsamındaki katılanın beyanları, aynı suçtan yargılanarak beraat eden S. K.'nin kovuşturmada alınan ifadesi, sanığın katılandan alacaklı olduğuna ve karşılığında suç tarihinde senet aldığına dair tevil yollu savunması kapsamına göre; sanığın büfe işlettiği katılanın da sanığın büfesinden veresiye alış veriş yapması nedeni ile sanığa borçlandığı katılanın borcunun bir miktarını ödediği ancak geriye 1.700,00 TL borcu kaldığı, sanığın suç tarihinde katılanı iş yerine çağırdığı alacağını istediği katılanın vermemesi üzerine katılanın boğazına kırık bira şişesi dayayarak katılandan alacağına karşılık 1.700,00 TL'lik senet aldığı, ertesi günde tanık S. K. aracılığıyla çağırdığı benzin istasyonuna katılanın yanına giderek yine borcu ödemesi için katılanı öldürmekle tehdit ettiği sanığın üzerine atılı alacağın tahsili amacıyla yağma suçunu bu şekilde işlediği bölge adliye mahkemesince kabul edilmiştir. 2. Sanığın atılı suçtan mahkûmiyeti yerine beraatine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup O yer Cumhuriyet savcısının istinaf talebi bu nedenle yerinde görüldüğünden istinaf incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına karar verilmiş ve alacağın tahsili amacıyla yağma suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir. 3. Sanık savunmasında; "Benim Nazilli'de işletmekte olduğum tekel bayii vardır. Katılan ... uzun süreden beri müşterimdir. Zaman zaman parasını sonra ödemek üzere alışveriş de yapardır. Ancak bir süre sonra aldığı malzemelerin parasını ödemediği için bana toplamda 2.500,00 TL borcu birikti. Ben kendisinden bu parayı istediğimde bana 800,00 TL'lik ödeme yaptı. Bir hafta sonra da gelip 1.700,00 TL'lik senet verdi. Senedi verdikten bir hafta sonra da şikâyetçi olmuş. Ben kendisini hiçbir zaman tehdit etmedim. Kavga dahi etmedik. Katılana kesinlikle borcum yoktur. Borç para istemiş de değilim. Borç adı altında para almak amacıyla katılanı tehdit ettiğim veya zorladığım yönündeki katılan beyanlarını kabul etmiyorum. Katılan borçtan kurtulmak için bu şekilde beyanlarda bulunmaktadır. Beraatime karar verilmesini talep ederim," şeklinde beyanda bulunmuştur. IV. GEREKÇE Katılanın beyanları, tanık beyanları olay yeri inceleme ve yakalama tutanağı gibi deliller karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 07.01.2021 tarihli ve 2020/487 Esas, 2021/45 Karar sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re'sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Nazilli Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 19.09.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2022/817, K. 2023/12592, T. 19.09.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2022-817-e-2023-12592-k-a6a4eff0be97