Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2022/4383 E. 2024/532 K. – Yağma

Konu: Yağma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2022/4383
Karar No
2024/532
Karar Tarihi
Konu
Yağma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/3130 E, 2020/151 K SUÇ : Yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun reddi, bozma Sanık hakkında 04.10.2017 suç tarihli yağmaya teşebbüs suçundan İlk Derece Mahkemesince hükmolunan karar, cezanın tür ve miktarına göre kesin nitelikte ise de 02.10.2017 ve 04.10.2017 tarihli eylemlerin bir suç işleme kararının icrası kapsamında tek suç olarak değerlendirilmesi gerektiği anlaşıldığından iki hükmün de temyizen incelenmesinde; Sanık hakkında yağma suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 nci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 ncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 nci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Alanya Cumhuriyet Başsavcılığının 27.11.2018 tarihli ve 2018/20638 Soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık hakkında 02.10.2017 tarihli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (5237 sayılı Kanun) 148 nci maddesinin birinci fıkrası, 04.10.2017 tarihli yağmaya teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 148 nci maddesinin birinci fıkrası, 35 nci maddesi, 53 ncü ve 58 nci maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır. 2. Sanık hakkında Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.10.2019 tarihli ve 2018/391 Esas, 2019/334 Karar sayılı kararı ile sanığın 02.10.2017 tarihli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 148 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 ncü ve 58 nci maddeleri uyarınca neticeten 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 04.10.2017 tarihli yağmaya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 148 nci maddesinin birinci fıkrası, 35 nci, 53 ncü, 58 nci ve 63 ncü maddeleri uyarınca neticeten 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 21.01.2020 tarihli ve 2019/3130 Esas, 2020/151 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince 04.10.2017 tarihli yağmaya teşebbüs suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak, 02.10.2017 tarihli yağma suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine temyiz yolu açık olarak karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz Sebebi 1. Suçun sübuta ermediğine, 2. Yaşanan olayların aynı fiilin icrası kapsamında değerlendirilip tek fiilden ceza verilmesi gerektiğine, 3. Eksik inceleme ile gerekçesiz olarak karar verildiğine, 4. Türk Ceza Kanunu'nun 150/2 nci maddesinin uygulanması gerektiğine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. 02.10.2017 tarihinde sanığın önceden aralarında husumet bulunan mağduru arayarak ''bana bir araç ver'' dediği, mağdurun veremeyeceğini söylemesi üzerine işletmekte olduğu ... isimli iş yerine geldiği, tanıklar M.O. ve R.Y.'nin de bu sırada iş yerinde bulunduğu, tanık beyanları ile de sabit olduğu üzere sanığın ''barışsam dahi benim bu adamla görülecek bir hesabım var'', ''sen benim düşmanımsın'' şeklindeki söylemlerinden korkan ve sanıktan kurtulmaya çalışan katılanın parasını vereceğini söylerek sanığı tanık M.O. ile yemeğe gönderdiği, yemek sonrasında sanığın gazino parası istediği, katılanın yaşadığı korku nedeniyle tanık M.O. aracılığıyla sanığa 400,00 TL verdiği; 04.10.2017 tarihinde katılanı arayan sanığın ''dükkanda duran opel aracı bana ver'' dediği, katılanın aracın A.D.'ye ait olduğunu veremeyeceğini söylemesi üzerine tanık A.D.'yi arayarak katılanın kendisine borcu olduğunu, borcuna karşılık arabayı alacağını söyleyip akabinde katılanın işletmekte olduğu iş yerine geldiği, katılanın araç vermeyeceğini yinelemesi üzerine tanık R.Y.'nin de beyan ettiği üzere ''seninle görüşeceğiz'' diyerek iş yerinden ayrıldığı ve devamında sanığın kendi kullanımında bulunan 0507 ... .. .. numaralı hattan katılanın kullanmakta olduğu 0545 ... .. .. numaralı hatta ''demek ki biz bu işi bilmiyoruz, bu kadar yeter'' şeklinde mesaj gönderdiği anlaşılmıştır. 2. Mağdurun aşamalarda değişmeyen tutarlı beyanları dosya içerisinde mevcuttur. 3. Sanığın savunmasında suçlamaları kabul etmediği anlaşılmıştır. 4. Tanıklar M.O., R.Y., A.D.'ın beyanları dosya içerisinde mevcuttur. 5. 05.10.2017 tarihli CD çözüm tutanağı dosya içerisinde mevcuttur. 6. 04.10.2017 tarihli telefon inceleme tutanağı dosya içerisinde mevcuttur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir. IV. GEREKÇE Sanık Müdafiinin Temyiz Nedenleri Yönünden Sanık müdafiinin diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanığın baştan itibaren galericilik yapan mağdurdan bedelsiz araç almak amacıyla, mağdur tarafından kendisine hakaret edilerek üzerine araba sürüldüğü şeklindeki iddialarıyla husumet bulunduğu izlenimi vererek mağduru rahatsız ettiği, mağdurun sanık tarafından bir daha rahatsız edilmesini engellemek amacıyla tanıkla birlikte yemeğe göndermesi sonrasında sanığın gazino parası olarak tanık M. aracılığıyla para istediği, ancak mağdurun ve tanık M.'nin birbirleri ile uyumlu beyanlarına göre sanığın mağdura yönelik bahse konu paranın verilmesi amacıyla doğrudan tehdit veya cebir eylemi bulunmadığı, bu eylem nedeniyle ayrı bir yağma suçunun unsurlarının oluşmadığı, sanığın 04.10.2017 tarihinde yanında üç kişi ile birlikte mağdurun iş yerine gelip mağduru dışarı çağırdıktan sonra elini yumruk yapıp kaldırarak "....bana araba vermeyecek misin ulan, ...'nin arabasını ver, burda bir sürü araba var o olmazsa başkasını ver, cip kimin, bugün ben burdan bir tane araba alacağım..." dedikten sonra olay yerinden ayrılması şeklinde gerçekleşen olayda, sanığın baştan itibaren mağdurdan bedelsiz araç almaya özgülenen kastı da gözetildiğinde bir suç işleme kararının icrası kapsamında 02.10.2017 ve 04.10.2017 tarihlerindeki eylemlerinin bütünüyle yağmaya teşebbüs suçunu oluşturduğu, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 149 ncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ve 35 nci maddesi uyarınca cezalandırılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 21.01.2020 tarihli ve 2019/3130 Esas, 2020/152 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve re'sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görüldüğünden hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Temyiz edenin sıfatı gözetilerek 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 ncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 15.01.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2022/4383, K. 2024/532, T. 15.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2022-4383-e-2024-532-k-2d03d5a237d8