Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2022/4100 E. 2024/692 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2022/4100
Karar No
2024/692
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1299 Esas, 2020/265 Karar İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Burhaniye Cumhuriyet Başsavcılığının 23.07.2018 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-d, 35, 53 üncü maddeleri uyarınca kamu davası açılmıştır. 2. Burhaniye Ağır Ceza Mahkemesinin 13.06.2019 tarihli ve 2018/335 Esas, 2019/241 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında atılı suçtan beraat kararı verilmiştir. 3. Burhaniye Ağır Ceza Mahkemesinin 13.06.2019 tarihli ve 2018/335 Esas, 2019/241 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili tarafından istinaf talebinde bulunulması üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 03.02.2020 tarihli ve 2019/1299 Esas, 2020/265 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-(a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri 1. Hukuki alacak ilişkisinin bulunmadığına, 2. Sanığın yağma suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiğine, O yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri 1. Sanık ve eşinin beyanlarına neden üstünlük tanındığının açıklanmadığına, 2. Sanığın hukuki alacağın tahsili için tehdit suçunu işlediğinin sabit olduğuna, 3. Mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiğine, İlişkindir III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Sanık ve katılan arasında mirasa ilişkin bir alacak borç ilişkisine dayalı anlaşmazlığın bulunduğu, sanık ve eşinin olay günü bu durumu konuşmak için katılanın iş yerine gittikleri, sanığın yanında eşi olduğu halde "benim paramı niye vermiyorsunuz, benim hakkımı verin, seninle görüşeceğiz, bak göreceksin, çok yakında görüşeceğiz" demek suretiyle tehditte bulunduğunun iddia edildiği, ancak dosya kapsamında her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı somut bir delilin bulunmadığı, sanığın da aşamalarda istikrarlı olarak bu yönde bir beyanının bulunmadığını savunduğu .. iddia edilen bu olay sırasında dosya kapsamında bulunan ses kayıtlara ilişkin bilirkişi raporu aldırıldığı, rapora göre söylendiği ileri sürülen sözkonusu sözlerin bu ses kayıtlarında yer almadığı.. katılana yönelik tehdit suçunu oluşturabilecek bir söz söylendiği yönünde tam bir kanaat oluşmadığının, kabulü ile karar verildiği anlaşılmıştır. 2. Katılanın soruşturma aşamasında alınan ifadesinde özetle, " sanık benim kayınpederimin dayısının oğlu olur. daha evvel miras hususundan ötürü kendisiyle husumetimiz vardır, kendisinin benden herhangi bir alacağı olmamasına rağmen benden tehdit ile para istemektedir .. işyerime bugün saat 11.15 sıralarında gelerek bana hitaben "Benim paramı niye vermiyorsunuz, benim hakkımı verin, seninle görüşeceğiz, bak göreceksin seninle çok yakında görüşeceğiz" şeklinde sözlerle bana tehditte bulundu..", kovuşturma aşamasında alınan ifadesinde ise özetle, "..birbirimize borcumuz yoktur.. olay günü sanık benim optik dükkanıma yanında eşi olduğu halde geldi, bana hitaben "Ben bu parayı alırım, eşimi altınıza veririm bu parayı yine alırım, seni öldürürüm" şeklinde tehdit içerikli sözler söyledi benim çalışanlarım da duymuşlardır .. mahkemedeki ifadem daha doğrudur." şeklinde beyanlarda bulumuştur. 3. Sanık aşamalarda alınan ifadelerinde özetle, ".. katılanın dükkanına eşim ile beraber gittik, eşim Metin'e "kayınvalidesi ile konuşarak bizim paramızı vermesi gerektiğini " söyledi, ben de aynı şeyi söyledim benim katılandan doğrudan bir alacağım yoktur, ancak kendisine para verip arsa almasını istediğim ... benden aldığı para ile adığı arsayı kendi üzerine geçirmiştir, bu arsayı katılanın eşi olan kızının üzerine geçirmiştir bizim ilişkimiz bundan ibarettir, katılanın işçisi bana hakaret içerikli sözler söyledi." şeklinde beyanları ile suçlamayı kabul etmemiştir. 4. Tanıklar M.B., Y.K., T.B. aşamalarda alınan ifadelerinde olay günü katılanın dükkanına gelen sanığın katılana yönelik "Benim paramı ver, yoksa sen görürsün .. o parayı sizden alacağım, siz de göreceksiniz her ne şartta olursa olsun o parayı ben sizden alacağım, alamazsam kendi karımı sizin altınıza vereceğim.. bu ülkede polis de benim, hakim savcı da benim, istediğiniz yere şikayet edebilirsiniz" dediğini bunun dışında başka bir tehdit içerikli söz söylemediğini "Seni öldürürüm" gibi bir söz söylediğini ise hatırlamadıkları.." şeklindeki beyanlarını içerin ifade tutanakları, tanıklar H.T.İ ve M.E.'nin ifade tutanakları, uzmanlık raporu dava dosyasında mevcuttur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 03.02.2020 tarihli ve 2019/1299 Esas, 2020/265 Karar sayılı kararı ile, "Hukuki Süreç" başlığının (3) paragrafında belirtildiği şekilde karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Sanığın Atılı Suçu İşlediğinin Sübut Bulduğuna, Mahkûmiyetine Karar Verilmesi Gerektiğine, İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden Katılan aşamalardaki çelişkili beyanları ve tanık beyanlarının katılanın anlatımlarını doğrulamaması, uzmanlık raporu ile sanığın suçlamayı kabul etmediği dikkate alındığında, ilk derece mahkemesinin "..dosya kapsamında bulunan ses kayıtlara ilişkin bilirkişi raporu aldırıldığı, rapora göre iddianameye konu sözlerin bu ses kayıtlarında yer almadığı, yine katılan ve tanıkların kovuşturma aşamasında alınan beyanlarında Cumhuriyet savcısına vermiş olduğu beyanları ile çelişkililer olduğu ..tanıkların da olaya ilişkin beyanlarının da birebir örtüşmediği, sanığın katılana yönelik tehdit suçunu oluşturabilecek bir söz söylediği yönünde kanaat oluşmadığına .." ilişkin gerekçesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından belirtilen nedenlerle katılan vekilinin ve bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerine yönelik hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 03.02.2020 tarihli ve 2019/1299 Esas, 2020/265 Karar sayılı kararında katılan vekilinin ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda kararda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Burhaniye Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 17.01.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2022/4100, K. 2024/692, T. 17.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2022-4100-e-2024-692-k-dfa254adae2a