Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2022/4042 E. 2024/991 K. – Nitelikli Yağma

Konu: Nitelikli Yağma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2022/4042
Karar No
2024/991
Karar Tarihi
Konu
Nitelikli Yağma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1468 E., 2019/2706 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.03.2019 tarihli ve 2018/28 Esas, 2019/106 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve (h) bentleri, 168 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 09.12.2019 tarihli ve 2019/1468 Esas, 2019/2706 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulüyle 5271 sayılı Kanun'un 303/1-h ve 280/1-a maddeleri uyarınca düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri 1. Mahkûmiyet kararınında istinaf gerekçelerinin değerlendirilmediğine, 2. Şikâyetçinin beyanlarının tutarsız olduğuna, 3. Teşhisin usulüne uygun olmadığına, 4. Sanığın mahkûmiyetine yeter kesin mahiyette delil bulunmadığına, 5. Beraatine karar verilmesi gerektiğine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Sanığın olay günü 21.30 sularında, beraberinde kimliği tespit edilemeyen birden fazla kişi ile birlikte, şikâyetçinin aracını durdurup kendilerini polis olarak tanıttıkları, şikâyetçiyi başka bir araç içerisinde bir süre alıkoydukları, üzerindeki 53.000,00 TL parayı ve araç anahtarlarını aldıkları ilk derece mahkemesi tarafından maddi vakıa olarak kabul edilmiştir. 2. Şikâyetçinin sanığı canlı teşhis ettiği gösterir 07.12.2017 tarihli tutanak dosya arasında yer almaktadır. 3. 28.11.2017 tarihli ekspertiz raporuna göre, şikâyetçiye ait aracın sol taraf iki kapı arası direk dış yüzeyinden elde edilen parmak izinin sanığın sol el yüzük parmak izi olduğu tespit edilmiştir. 4. Sanığın aşamalarda çelişkili beyanlarda bulunduğu, olay günü şikâyetçi ile görüştüğünü, eski iş vereni olduğunu, yasa dışı bahis işi yaptığını, maaşları hususunda konuştuklarını, aralarında herhangi bir darp, yağma vs. olayının yaşanmadığını belirttiği, anlaşılmaktadır. 5. Şikâyetçinin olay günü, sanık ve diğer failler tarafından suçta kullanılan araçtan indirildikten hemen sonra kolluk kuvvetlerine başvurduğu görülmektedir. 6. Sanığın, şikâyetçinin zararını kovuşturma aşamasında giderdiği görülmüştür. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, "...Adli emanetin 2018/5542 sırasında kayıtlı CD'nin delil mahiyetinde bulunması nedeniyle dosyada delil olarak saklanması gerekirken TCK'nun 54.maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi..." hususu dışında Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Sanığın üzerine atılı nitelikli yağma suçunu işlediği, şikâyetçinin beyanları, beyanları doğrulayan parmak izi tespit raporu ve teşhis tutanağı karşısında sabit olmakla, sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde ileri sürülen temyiz sebepleri ve re'sen incelenmesi gereken hususlar yönünden bir hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 09.12.2019 tarihli ve 2019/1468 Esas, 2019/2706 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve re'sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 23.01.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2022/4042, K. 2024/991, T. 23.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2022-4042-e-2024-991-k-2b7a3b8345a7