Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2022/3973 E. 2023/15534 K. – Nitelikli Yağma

Konu: Nitelikli Yağma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2022/3973
Karar No
2023/15534
Karar Tarihi
Konu
Nitelikli Yağma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1574 E., 2020/1378 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1 inci maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1 inci maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1 inci maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1 inci maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1 inci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Oltu Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.06.2018 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-d, h, 53, 58 inci maddeleri uyarınca kamu davası açılmıştır. 2. Oltu Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.02.2019 tarihli ve 2018/34 Esas, 2019/12 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149/1-d, h, 168/3, 53/1 inci maddeleri gereğince 7 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3. ... Bölge Adliye Mahkemesi 4.Ceza Dairesinin, 12.10.2020 tarihli ve 2019/1574 Esas, 2020/1378 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-(a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın Temyiz Sebepleri Suç işleme kastının bulunmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine, hükmün bozulması gerektiğine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Olay olay günü mağdur ile sanığın saat 16.00 sıralarında buluştukları, dışarıda biraz vakit geçirdikten sonra mağdurun rızası ile mağdurun evine gittikleri, burada mağdur ile sanığın yanlarında tanıklar D. ve Ü. varken tartışmaya başladıkları, mağdurun ve tanık D.'nin olayın hemen akabinde sıcağı sıcağına verdikleri ifadelerde sanık ...'in sarhoş olduğunu, mağdur ...'in sanıktan evden gitmesini istediğini, sanığın ise evden çıkacağı esnada mağdurun elinden telefonunu aldığını, mağdurun telefonunu geri istemesi ve sanıktan almaya çalışması üzerine sanığın mağdurun elini tutarak mağduru ittirdiği ve bu şekilde mağdurun telefonunu geri almasına engel olduğunu belirttiklerinin ve olayın bu şekilde gerçekleştiğinin, kabulü ile karar verildiği anlaşılmıştır. 2. Mağdur aşamalardaki ifadelerinde olay bölümü (1) nolu bentte belirtildiği gibi beyan etmiştir. 3. Sanık 20.12.2015 tarihli kolluk ifadesinde olay günü Nevren ile yüzyüze görüşmediğini beyan etmiş, 16.02.2016 tarihli Cumhuriyet savcılığında alınan ifadesinde özetle "..Nevren ile alkol aldığımız sırada zaten kendisi ile sevgili olduğumuzdan ötürü rızasına binaen merak amacıyla samsung marka modelini hatırlamadığım telefonu bendeydi ve kurcalıyordum arama geldi ve telefonu açtım. Arayan kişinin telefon numarası rehberde kayıtlı değildi. Kim olduğunu sorduğumda içeriğini tam olarak hatırlamamakla birlikte karşıdaki erkek şahıs "o beni tanır v.b." şekilde sözler söylüyordu aramızda birtakım konuşmalar da geçti fakat aradan uzun zaman geçtiği ve alkollü olduğumdan dolayı şu anda hatırlamıyorum. sonra telefonu kapattık. Ardından ben Nevren'e "yeter artık bu kaçıncı" diyerek kızdım ve elimde bulunan telefonu kızarak açık olan giriş kapısından dışarıya doğru fırlattım ve ben evden çıktım.." şeklinde, kovuşturma aşamasında ise benzer anlatımlarda bulunmakla birlikte özetle, "..birazda alkol almıştık, bu sırada ...'ı telefonda bir şahıs aradı, daha doğrusu ilk önce çaldırdı, ben de yerde bulunan telefonu elime aldım, daha sonra telefon kapandı, şahıs ikinci defa tekrar aradı, bende telefonu açıp şahsa bir daha Nevren'i aramamasını söyledim, ayrıca şahsa telefonu Nevren'e benim aldığımı, bundan sonra telefonu kendimin kullanacağını söyledim ve telefonu kapattım, daha sonra da Nevren ile aramızda tartışma geçti, bu tartışma üzerine de telefonu yere atarak kırdım, bu telefonu evin dış kapsına doğru fırlattım, daha sonra da evden çıkıp gittim.." şeklinde beyanlarda bulunmuştur. 4. Tanıklar D. K. ve Ü.G.'nin ifade tutanakları, kolluk tarafından düzenlenen değer tespit tutanağı, iletim tespit ve görüşme tutanakları dava dosyasında mevcuttur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Suç İşleme Kastının Bulunmadığına Eksik İnceleme ile Karar Verildiği, Hükmün Bozulması Gerektiğine, İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden 1. Mağdurların aşamalardaki kararlı ve birbirleriyle uyumlu beyanları, sanığın tevil yollu ikrarı, tanık D. K'nin mağduru destekleyen anlatımları, kolluk tarafından düzenlenen iletişim tespit tutanakları, mağdurun cep telefonuna ilişkin tespit edilen iletişim kayıtları, dikkate alındığında, toplanan tüm delillerin gerekçeli kararda tartışıldığı, suçun kesin delillerle sanık tarafından işlendiğinin saptandığı, eksik veya araştırılacak bir delil kalmadığı vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından belirtilen nedenlerle sanığın temyiz sebeplerine yönelik hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Ancak; Sanığın mağdurdan yağmaladığı cep telefonunun değerinin 100,00 TL olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla, günün ekonomik koşulları, paranı alım gücü dikkate alındığında "değerin az" olduğunun kabul edilerek sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 150/2 nci maddesi gereğince indirim yapılması gerektiğinin düşünülmemesi, Nedeniyle hükümde hukuka ayrılık bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünün (2) nolu bendinde açıklanan nedenle sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden temyiz istemi yerinde görüldüğünden, ... Bölge Adliye Mahkemesi 4.Ceza Dairesinin 12.10.2020 tarihli ve 2019/1574 Esas, 2020/1378 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 307/5 inci maddesi uyarınca yeniden verilecek hükmün önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamayacağının gözetilmesine, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Oltu Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 21.12.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2022/3973, K. 2023/15534, T. 21.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2022-3973-e-2023-15534-k-8ef4476e04c9