Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2022/12899 E. 2023/8803 K. – Nitelikli Yağma
Konu: Nitelikli Yağma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/12899
- Karar No
- 2023/8803
- Karar Tarihi
- Konu
- Nitelikli Yağma
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : Mahkûmiyet Suça sürüklenen çocuk bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2010/1812 soruşturma sayılı iddianamesi ile; suça sürüklenen çocuk hakkında konut dokunulmazlığının ihlali, nitelikli hırsızlık ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 116/1, 142/1-b, 35/1-2, 265/1,4, 43/1-2, 31/3 ve 54/1. maddeleri uyarınca kamu davası açılmıştır. 2. ... 2. Çocuk Mahkemesinin, 28/05/2013 tarihli ve 2010/419 Esas, 2013/487 Karar sayılı kararı ile, suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun' un 142/1.b,35,31/3 inci maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezası; konut dokunulmazlığının ihlali suçundan 116/1, 31/3, 50/1-a maddeleri uyarınca 2400 TL adli para cezası ve görevi yaptırmamak için direnme suçundan 265/1, 265/4, 31/3, 50/1-a maddeleri uyarınca 3600 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3. ... 2. Çocuk Mahkemesinin, 28/05/2013 tarihli ve 2010/419 Esas, 2013/487 Karar sayılı kararının, suça sürüklenen çocuk tarafından temyizi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 01.03.2016 tarihli ve 2014/23969 Esas, 2016/3543 Karar sayılı kararı ile; "..Suça sürüklenen çocuğun eyleminin TCK'nın 149/1-a,d. maddesinde yazılı yağma suçunu oluşturup oluşturmadığına dair delilleri değerlendirme ve takdir yetkisinin Ağır Ceza Mahkemesine ait olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla, yazılı şekilde hüküm kurulması," Nedeni ile bozulmasına karar verilmiştir. 4. ... 2. Çocuk Mahkemesinin, 01.07.2016 tarihli ve 2016/136 Esas, 2016/312 Karar sayılı kararı ile ''...Suça Sürüklenen Çocuk ...' ye isnat edilen suçun nitelikli yağma kapsamında TCK 149/1-a,d, 31/3. maddeleri gereğince yargılanmak üzere dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine..'' kararı ile görevsizlik kararı verilmiştir. 5. ... 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.06.2017 tarihli ve 2016/269 Esas, 2017/166 Karar sayılı kararı ile, suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149/1-a, 31/3, 62. maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, 1412 sayılı Kanunu'nun 326 ncı maddesinde düzenlenen kazanılmış hak ilkesi uyarınca sonuç cezanın 1 yıl hapis cezası olarak infazına karar verilmiş; konut dokunulmazlığının ihlali suçundan ise 5237 sayılı Kanun' un 116/1, 31/3, 62. maddeleri uyarınca belirlenen 3 ay 10 gün hapis cezası TCK'nın 50/1-a maddesi gereği 2000 TL adli para cezasına çevrilmiştir. 6. ... 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.06.2017 tarihli ve 2016/269 Esas, 2017/166 Karar sayılı kararının suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 22.12.2021 tarihli ve 2021/18400 Esas, 2021/20229 Karar sayılı kararı ile; ''I- Suça sürüklenen çocuk ... hakkında konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde; Suç tarihi itibariyle 15-18 yaş arasında olan suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan ve 5237 sayılı TCK'nın 116/1, 31/3. maddesinde tanımlanan konut dokunulmazlığını ihlal suçunın gerektirdiği cezaların türü ve üst sınırlarına göre, aynı Yasanın 66/1e, 66/2 ve 67/4. maddelerinde öngörülen 7 yıl 12 aylık uzayan zamanaşımının, suç tarihi olan 18/07/2010 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, II. Suça sürüklenen çocuk ... hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde; 1- Suça sürüklenen çocuğun, olay günü müştekiye ait ikametin penceresinden girerek, müştekinin pantolonunun cebinde bulunan ve içerisinde 20 TL para, nüfus cüzdanı ve sürücü belgesi olan cüzdanını çaldığı, pencereden aşağı atlarken görevli polis ekibi tarafından farkedilmesi üzerine, yanında bulunan ekmek bıçağını görevli polis ekibine göstererek kaçmaya çalıştığı ve kovalamaca sonucu yakalandığı olayda; kesintisiz takip sonucu yakalanan suça sürüklenen çocuğun eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı ve hakkında TCK’nın 35. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, 2- Suça sürüklenen çocuk ... hakkında 28.05.2012 gün, 2010/419 Esas ve 2013/287 sayılı kararı ile nitelikli hırsızlığa teşebbüs suçundan 1 yıl hapis ve görevi yaptırmamak için direnme suçundan 3600-TL adli para cezasına mahkumiyetine ilişkin hükmün, suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, 01.03.2016 gün ve 2014/23969 Esas, 2016/3543 sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun ceza süresi bakımından kazanılmış hakkı korunmak suretiyle, eylemin yağma suçunu oluşturacağını takdir görevinin Ağır Ceza Mahkemesine ait olacağı belirtilerek bozulduğu; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, belirlenen sonuç ceza miktarının, 1 yıl hapis cezası olarak belirlenmesi ve 3600.-TL adli para cezasının da, hapis cezasının yanında uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,'' Nedeni ile bozulmasına karar verilmiştir. 7. ... 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.09.2022 tarihli ve 2022/59 Esas,2022/163 Karar sayılı kararıyla suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli yağma suçundan 149/1-a, 35, 31/3, 62. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 1412 sayılı Kanunu'nun 326 ncı maddesinde düzenlenen kazanılmış hak ilkesi uyarınca 1 yıl hapis ve 3600 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz Sebepleri; 1. Suçun kanuni unsurları oluşmamış olup, suça sürüklenen çocuğun beraat etmesi gerektiğine, 2. Ortaya çıkan zararın düşük olmasının değerlendirilmesi gerektiğine, 3. Vesaire, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Suça sürüklenen çocuğun olay günü saat 05.30 sıralarında şikâyetçiye ait 2 no.lu dairenin penceresinden içeriye girdiği, şikâyetçinin askıda bulunan pantolonunun cebinden 20,00 TL para, nüfus cüzdanı ve sürücü belgesi olan cüzdanını aldığı, pencereden aşağıya atladığı sırada görevli polis ekibi tarafından farkedilmesi üzerine kaçmaya başladığı, kovalamaca sırasında üzerinde bulunan ekmek bıçağını görevli polis ekibine sallayarak kaçmaya devam ettiği, kesintisiz takip sonucunda yakalandığı anlaşılmıştır. 2. Dosya arasında 18.07.2010 tarihli olay yeri inceleme raporu mevcuttur. 3. Olay ve yakalama tutanağı dosya arasına alınmıştır. 4. Tanıklar O.A, M.G, Y.Ç, E.Ş, N.D'nin anlatımlarının şikâyetçi anlatımıyla uyumlu olduğu saptanmıştır. 5. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) ve (6) numaralı paragraflarda bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmlarına uyulmasına karar verildiği ve gereğinin yerine getirildiği belirlenmiştir. IV. GEREKÇE 1. Suçun Kanuni Unsurları Oluşmamış Olup, Suça Sürüklenen Çocuğun Beraat Etmesi gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden Şikâyetçinin olayın hemen sonrasında sıcağı sıcağına vermiş olduğu beyanı, olay akışını doğrulayan tanık beyanları, yakalama tutanağı ile Hukuki Süreç başlığı altında (3) ve 6) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmları karşısında; suça sürüklenen çocuğun eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Ortaya Çıkan Zararın Düşük Olmasının Değerlendirilmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce benimsenen içtihatları uyarınca; rögar kapağı, plaka, sürücü belgesi, kimlik belgesi ve bankamatik kartı gibi eşyaların suç konusu olması halinde, ortaya çıkan tehlike veya bunların yeniden çıkartılması için sarf edilecek emek ve mesai vb.’de gözetilerek değer azlığı indirimi yapılmadığının anlaşılması karşısında hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık görülmemiştir. 3. Vesaire yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 1.Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.09.2022 tarihli ve 2022/59 Esas, 2022/163 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğu ile ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 15.02.2023 tarihinde karar verildi. (Muhalif) KARŞI OY Ceza Genel Kurulu’nun 23.01.2018 tarih, 2018/18 sayılı kararında “Neticesi hareket ile bitişik bir suç olan yağma teşebbüse elverişli bir suçtur. Failin, cebir veya tehditle suçun icra hareketlerine başladıktan sonra elinde olmayan nedenlerle malı alamadığı hallerde, yağma suçu teşebbüs derecesinde kalmış sayılır. Yağma suçunda almanın gerçekleşmesi hırsızlık suçunun aksine, failin malı egemenlik alanına sokmasına bağlı değildir. Madde gerekçesinde de açıklandığı üzere, yağma suçunun tamamlanabilmesi için kullanılan cebir veya tehdidin etkisiyle mağdur malı teslim etmeli veya alınmasına karşı koymamalıdır. Malın teslim edilmesi veya alınması ise, suçun konusunu oluşturan mal üzerinde mağdurun zilyetliğine son verilmesini, mağdurun bu eşya üzerinde zilyetlikten doğan tasarruf haklarını kullanmasının olanaksız hale gelmesini ifade etmektedir. Başka bir anlatımla, cebir veya tehdidin etkisiyle mal teslim edildiğinde veya alındığında suç tamamlanmış sayılacaktır. Bu nedenle mağdurun malı alıp gederken yakalanması halinde suça teşebbüs değil, tamamlanmış suç söz konusu olacaktır. Yağma suçunun tamamlanması için malın zilyedinden alınması yeterlidir. (Nur Centel - Hamide Zafer - Özlem Çakmut, Kişilere karşı İşlenen Suçlar, Cilt: 1,4. Baskı, Beta Yayınevi, ... 2017, s. 405-406) Belirtildiği üzere yağma suçunda malın alınması ile suçun tamamlandığı öngörülmüştür. Dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuk ...’nin mağdurun uyuduğu sırada evine girerek içerisinde 20 TL para, nüfus cüzdanı ve sürücü belgesi olan cüzdanını aldıktan sonra pencereden atlayarak olay yerinden uzaklaştığı esnada anons üzerine olay yerine gelen kolluk kuvvetleriyle karşılaştığında, üzerinde bulunan bıçağı polis memurlarına göstererek ve sinkaflı sözler sarf etmek suretiyle kaçtığı takip sonucunda yakalandığı, üzerinde ele geçirilen suça konu eşyaların mağdura iade edildiğinin anlaşılması karşısında, hırsızlıktan dönüşen yağma suçunun tamamlandığı gözetilmeden eylemin teşebbüs aşamasında kaldığına dair sayın çoğunluğun bozma içeren düşüncesine iştirak etmiyorum. ... (Muhalif Üye)