Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2013/10625 E. 2013/24069 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2013/10625
- Karar No
- 2013/24069
- Karar Tarihi
Suç örgütüne üye olmak, nitelikli yağma, tehdit (2 kez), genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, 6136 sayılı Ateşli Silâhlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a muhalefet suçlarından sanık ...'in, 6136 sayılı Kanun 13/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 220/1-3, 149/1-a-c-f-g, 168/3, 170/1-c, 62 (üç kez), 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/2 (iki kez), 59/2 (üç kez), maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün, 5 yıl 6 ay 20 gün, 5 ay (üç kez), 10 ay hapis ve 375,00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına dair Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 05/09/2008 tarihli ve 2007/269 esas, 2008/209 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip infazı aşamasında, infaz rejiminin belirlenmesine yönelik talep üzerine, örgüte üye olmak, yağma, iki kez ölümle tehdit suçlarına ait hapis cezalarının 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 107/4. maddesine, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarına ait cezaların 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 19. ve 2148 sayılı Kanun'un Ek-2. maddelerine göre infazına ilişkin aynı Mahkemenin 29/11/2012 tarihli ve 2012/1076 değişik iş sayılı kararına karşı yapılan itirazın kısmen kabul, kısmen reddi ile genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçuna ait cezanın 5275 sayılı Kanun'un 107/4. maddesine göre infazına, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet kapsamında kalan suç yönünden infazın 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 19 ve 2148 sayılı Kanun'un Ek-2. maddelerine göre yapılmasına dair mercii ANKARA 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 17/12/2012 tarihli ve 2012/489 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 20/02/2013 gün ve 2013/2899/12122 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18/03/2013 gün ve KYB/2013/77002 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 28/03/2013 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi:
Anılan Yazıda;
(Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 07/03/2005 tarihli ve 2005/397-363, 8. Ceza Dairesinin 09/01/2007 tarihli ve 2006/10342 esas, 2007/3, 6. Ceza Dairesinin 08/10/2012 tarihli ve 2011/24107 esas, 2012/16578, 9. Ceza Dairesinin 02/02/2012 tarihli ve 2011/12507 esas, 2012/1273 karar sayılı ilâmlarında belirtildiği üzere, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 107/4 maddesinde yer alan hükmün "Suç işlemek için örgüt kurmak veya yönetmek ya da örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçtan dolayı mahkûmiyet halinde; ... süreli hapis cezasına mahkum edilmiş olanlar cezalarının dörtte üçünü infaz kurumunda çektikleri takdirde, koşullu salıverilmeden yararlanırlar" şeklindeki düzenleme karşısında, sanığa atılı 6136 sayılı Kanun'a muhalefet kapsamında kalan suçun, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmesi nedeniyle hakkındaki infaz rejiminin 647 sayılı Kanun'a göre değil 5275 sayılı Kanun'un 107/4. maddesine göre belirlenmesi gerektiği cihetle, itirazın bu yönden de kabulü gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiş ise de;
TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A
Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 5.9.2008 tarih, 2007/269 Esas ve 2008/209 Karar sayılı kararına yönelik temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizin 28.6.2012 tarih, 2009/938 Esas ve 2012/12964 Karar sayılı düzelterek onama kararında belirtildiği şekilde, hükümlü (sanık) ... hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükümle ilgili olarak, suça konu olan tabanca için evinde bulundurmak için ruhsat düzenlendiği, ancak bu tabancanın sanığın iş yerinde yapılan aramada ele geçirildiğinin belirtilmiş olması ve suça konu tabancanın örgüt suçu ve amaç suçların işlenmesi sırasında kullanılmadığına ilişkin değerlendirmenin esas mahkemesinde yapılmış olması karşısında; itiraz merciinin infaz aşamasında bu kabulün dışına çıkamayacağı ve delil takdiri yapamayacağı, bu bağlamda eksik inceleme iddialarının kanun yararına bozma istemine konu edilemeyeceği dikkate alındığında, itiraz merciinin bu yönden verdiği “itirazın reddine” ilişkin kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle,Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın tebliğnamesindeki görüş yerinde görülmediğinden, kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 2.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.