Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2012/16963 E. 2012/20471 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/16963
- Karar No
- 2012/20471
- Karar Tarihi
Yağma suçundan sanık ... hakkında yapılan duruşma sonunda mahkumiyetine ilişkin Ankara 6.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 29.11.2011 gün ve 2011/263- 2011/255 sayılı kararının, Dairemizin 19.04.2012 gün ve 2012/4985- 2012/8147 sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmiştir. Dairemizin anılan kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 07.06.2012 gün ve 2012/19064 sayılı yazı ile itiraz kanun yoluna başvurması üzerine, dosya Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmesi ile Ceza Genel Kuruluna intikal ettirilmiştir. 05.07.2012 gün ve 28344 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yasanın 99-101. maddeleriyle 5271 sayılı CMUK'nın 309 maddesindeki vaki değişiklik, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nca henüz karara bağlanmamış itiraz kanun yolu konusu dava dosyasının öncelikle özel daire tarafından incelenmesini zorunlu kılması üzerine, anılan dosya Yargıtay Ceza Genel Kurulu Başkanlığı tarafından Dairemize gönderilmekle yeniden incelenerek değerlendirilip karara bağlanmıştır. T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Mahkeme tarafından yapılan kovuşturma sonucunda, 29.11.2011 tarihli karar ile sanık ... hakkında yakınanlar ... ve ...'a yönelik olarak 5237 sayılı TCK'nın 149/1-a-h, 168/3, 62/1, 53. maddeleri gereğince iki kez 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmiştir. Hüküm sanık savunmanı tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 30.01.2012 tarihli tebliğnamesinde, yakınan ...'a yönelik eylem nedeniyle kurulan hükmün onanması, yakınan ...'e yönelik eylem nedeniyle kurulan hükmün imza eksikliği nedeniyle bozulması istenmiştir. Dairemizin 19.04.2012 gün ve 2012/4985 – 2012/8147 sayılı ilamı ile yakınan ...'in anlatımını içeren 29.11.2011 günlü oturum talimat duruşmasına ilişkin tutanağının tüm sayfalarının mahkeme başkanı, Üye, Hakimler ve Yazman tarafından imzalanmaması suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 219.maddesine aykırı davranılması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 07.06.2012 gün ve 2012/19064 sayılı yazıda özetle, imza eksikliğinin şekli bir eksiklik olduğunu, yerinde tamamlanmasının olanaklı bulunduğunu ve hükmün esastan incelenmesi gerektiğini ileri sürerek itiraz yoluna başvurmuştur. 1- Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 17.04.2012 gün ve 2011/2-299 Esas, 2012/156 Karar sayılı kararı ışığında, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın itirazı yerinde görüldüğünden İTİRAZIN KABULÜNE, 2- Dairemizin 19.04.2012 gün ve 2012/4985 – 2012/8147 sayılı “BOZMA” kararı kaldırılarak yapılan incelemede: 29.11.2011 günlü oturum tutanağının sayfalarının mahkeme başkanı,üye hakimler ve yazman tarafından imzalanmaması, yerinde giderilmesi olanaklı eksiklik olarak kabul edilmiş; 16.09.2011 tarihli tutanak ve aynı tarihli ''teslim ve tesellüm tutanağı'' kapsamına göre; yakınanlardan zorla alınan paralar sanıkların kollukça yakalanması üzerine bindirildikleri ekip otosunun nezarethane kısmında koltuk arkasına saklanmış vaziyette bulunarak yakınanlara teslim edildiğinin anlaşılması karşısında; yasal koşulları gerçekleşmeyen 5237 sayılı TCY'nın 168/3.maddesinin sanıklar hakkında uygulanması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCY’nın 53/1.maddesinin “a,b,c,d,e” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. Maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından; 5237 sayılı TCY’nın 53/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine “Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanığın , 5237 sayılı TCY’nın 53/1.maddesinin “a,b,c,d,e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına,” tümcesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 15.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.