Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2012/15021 E. 2013/671 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/15021
- Karar No
- 2013/671
- Karar Tarihi
Silâhlı gasp ve 6136 sayılı Ateşli Silâhlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a aykırı davranmak suçlarından sanık ...’un, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 497/1 ve 6136 sayılı Kanun'un 15/1. maddeleri gereğince 15 yıl ağır hapis, 6 ay hapis ve 346.783.000 Türk lirası ağır para cezası ile, silâhlı gasp suçundan diğer sanık ...’in, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 497/1 ve 55/3. maddeleri uyarınca 10 yıl ağır hapis cezası ile cezalandırılmalarına dair ANTALYA 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 17/09/2003 tarihli ve 2003/188 esas, 2003/652 sayılı kararının infazı sırasında, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, sanık ...’un 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 149/1-a-c, 150/2. 6136 sayılı Kanun'un 15/1. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis, 6 ay hapis ve 343,00 Türk lirası adlî para cezası ile, diğer sanık ...’in, 5237 sayılı Kanun'un 149/1-a-c, 150/2, 31 3. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ilişkin aynı Mahkemenin 09/06/2005 tarihli ve 2003/188 esas, 2003/652 sayılı ek kararına karşı Adalet Bakanlığının 01.06.2012 gün ve 2012/9535/32686 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.06.2012 gün ve KYB/2012/167965 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 09.07.2012 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi: Anılan Yazıda; (1- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2, 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesindeki “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenleme ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27/12/2005 tarihli ve 2005/3-162-173 sayılı kararına nazaran, lehe yasanın saptanıp uygulanması, herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, kanıt toplanmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa ya da cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin bir hükmün uygulanması olanağı sonraki yasa ile doğmuşsa, hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılmasının zorunlu olduğu gözetilmeden evrak üzerinden karar verilmesinde, 2- Mahkemece yağma suçu yönünden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun sanıkların daha lehine olduğu kabul edilerek, anılan Kanun’un 149/1-a-c maddesi uyarınca verilen ceza üzerinden, malın değerinin az olduğu gerekçesiyle yarı oranında indirim yapılmış ise de. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 150/2. maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının 5237 sayılı Kanun’a özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, bunun daha çoğunu alabilme olanağı varken, yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da az olan şeyi alma hâlinde, olayın özelliği ve sanığın kişiliği değerlendirilerek, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği, somut olayda sanıkların müştekiye ait markette deste hâlinde bulunan 790.000.000 Türk lirasını alarak kaçtıkları, müşteki ve arkadaşlarının takibi sonucu yakalandıklarında sanık...’in bıçak çekerek parayı vermediği, bilahare polisin araştırması sonucu yakalandığı nazara alındığında suçun işlenmesindeki özellik dikkate alındığında cezalarından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 150/2. maddesi uyarınca indirim yapılamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiştir. TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A Mahkemece değer azlığı nedeniyle takdire dayalı olarak yapılan indirim yönünden, kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağından, 5237 sayılı Yasanın 150. maddesi uyarınca indirim yapılmaması gerektiğine ilişkin iki numaralı kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 tarih, 2005/3-162-173 ve 11.07.2006 tarih, 2006/5-182/182 sayılı kararlarında; sonraki yasa ile suçun unsurlarının veya özel hallerinin değiştirilmesi, cezanın tayin ve takdiri ile artırım ve indirim oranlarının belirlenmesi, seçimlik cezalardan birinin tercihi ve seçenek yaptırımların ya da cezanın kişiselleştirilmesini gerektiren hallerde duruşma açılarak karar verilmesi gerekir.Bu nedenle, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, hükümlüler yararına olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin somut olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, yağma suçu nedeniyle 5237 sayılı TCY.nın 61. maddesindeki ölçütler dikkate alınarak, temel cezanın alt sınır aşılarak belirlenmesi için bireyselleştirme amacına yönelik takdir hakkının kullanılması ve önceki yasaya göre suçların yasal ögelerinde yapılan değişikliklerin tartışılması için duruşma açılması ve tüm bunların neden ve gerekçeleri gösterilerek, hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi, Usul ve Yasaya aykırı olduğundan, Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 27.06.2012 gün ve 2012/167965 sayılı gönderme yazısı incelenen dosya içeriğine göre yerinde görüldüğünden kabulü ile yağma suçundan hükümlüler ... ve ... hakkında Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nden verilip kesinleşen, 09.06.2005 gün ve 2003/188-2003/652 E.K. sayılı ek kararın CMK’nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Yasasının 309. maddesinin 4. fıkrasının (b) bendi uyarınca Mahkemece yeniden yapılacak yargılama sonucuna göre gereken hükmün verilmesine,infaz aşamasında hükümlü yararına uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 21.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.