Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2011/5348 E. 2013/21023 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/5348
- Karar No
- 2013/21023
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma, 6136 sayılı Yasaya muhalefet HÜKÜM : 1- Suç vasfındaki değişiklik nedeniyle tehdit suçundan TCK.nun 106/2-a, 62/1, 53/1-2.md.leri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ve hak yoksunluğu 2- Ruhsatsız tabanca taşımak suçundan 6136 sayılı TCK.nun 13/1, 62/1, 53/1.md.leri gereğince 10 ay hapis ve 375 YTL adli para cezası, hak yoksunluğu Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Sanık ... hakkında 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçu nedeniyle verilen hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanık hakkında erteleme ile ilgili yapılan değerlendirmede suç işlemeyeceği yönünde kanaat oluşmadığı gerekçesi ile talebin reddine karar verildiği ve bunun da 5271 sayılı CMK’nın 231/6-b maddesi uyarınca aranan subjektif şartlardan olduğu dikkate alındığında, sanık hakkında karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK’nın 231.maddesinin uygulama olanağının bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanığın TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısım çıkarılarak, yerine “Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II-Sanık ... hakkında tehdit suçu nedeniyle verilen hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Yakınanın kollukta verdiği 08.07.2007 günlü ifadesinde sanığın kendisine tokat attıktan sonra boynunun sağ tarafına silah dayayıp “Sana ayın 15'ine kadar müsaade ediyorum, bana 300 milyon getireceksin, eğer getirmezsen sizin dükkanınızı başınıza yıkarım.” dediğini beyan ettiği, kovuşturma aşamasında yakınana ulaşılamadığının anlaşılması karşısında; dosya kapsamından yağmaya kalkışma suçunun tek delili olduğu anlaşılan yakınanın beyanı tespit edildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdiri gerektiği gözetilmeden eksik soruşturma ile yazılı biçimde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca hükmolunan cezanın süresi-tür ve miktarı bakımından kazanılmış hakkın korunmasına, 28.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.