Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2011/3912 E. 2013/21127 K.
Konu: Hırsızlık, Konut Dokunulmazlığını Bozma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/3912
- Karar No
- 2013/21127
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık, Konut Dokunulmazlığını Bozma
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, Konut Dokunulmazlığını bozma HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Adli sicil kaydına göre, kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, 5271 sayılı CMK’nın 231.maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Sanık ve suç arkadaşlarının yakınanın evine girdikten sonra, yatak odasındaki dolabın çekmecesinde buldukları anahtar ile kilitli kasayı açarak bir kısım ziynet eşyası ile 1.500 lira parayı çaldıkları, apartmandan çıkarken görülüp ihbar edilmeleri üzerine, sanığın çevrede yapılan araştırmada, kısa süre içerisinde yakalandığı, yere attığı poşet içerinde suça konu ziynet eşyası ile 400 TL paranın bulunduğu, 1100 TL paranın ise sanığın yakalanamayan suç arkadaşı tarafından götürüldüğü olayda; eylemin tamamlandığı ve 5237 sayılı TCK'nın 142/2-d maddesine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı biçimde anılan Yasanın 142/1-b ve 35/2. maddeleriyle uygulama yapılması karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak,
Sanığın TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısım çıkarılarak, yerine “Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün istem gibi DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 31.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.