Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2011/2238 E. 2013/25647 K. – Hırsızlık, Suç
Konu: Hırsızlık, Suç Eşyasının Satın Alınması
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/2238
- Karar No
- 2013/25647
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık, Suç Eşyasının Satın Alınması
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, Suç eşyasının satın alınması HÜKÜM : Kısmen Mahkumiyet, Kısmen Beraat Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: 1-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde; Sanıklara yüklenen ve 765 sayılı TCK'nın 512/1. maddesine uyan suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımının suç tarihi olan 28.11.2003 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, katılanlar ..., ... ve ... vekilinin temyiz itirazı yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 2-Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde; Sanık hakkında erteleme hükümleri değerlendirilirken, tekrar suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat gelmediğinden bahisle uygulanmamasına karar verildiği, aynı gerekçenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı CMK’nın 231/6-b maddesi uyarınca da aranan şartlardan olduğu ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmayacağı anlaşılmakla yapılan incelemede; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanığın TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması, Bozmayı gerektirmiş, katılanlar ..., ... ve ... vekilinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısım çıkarılarak yerine, “Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3-Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-5237 sayılı TCY’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY.nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, somut olayda sanıkların katılanlara ait fabrikaya belirlenemeyen zaman diliminde çatıdan girip içeride bulunan suç tarihi itibariyle 16.268 TL değerindeki derileri aldıktan sonra dışarı çıkmak için bilirkişi raporuna göre muhkem olan kilidini kırmak suretiyle gerçekleştirdikleri eylemlerinin, sanıklar açısından 142/1-b maddesinde düzenlenen hırsızlık suçu yanında, aynı Yasanın 151/1 ve 116/2, 119/1-c maddesinde belirtilen mala zarar verme ve iş yeri dokunulmazlığını bozma suçlarını da oluşturduğunun karar yerinde tartışılmaması, 2-5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, dosya içeriğine göre sanıkların eylemine uyan 765 sayılı TCY’nın 493/1-son, 522/1 (pek fahiş) maddeleri ile 5237 sayılı Yasanın 142/1-b, 53/1, 151/1, 53/1, 116/2-, 119/1-c, 53/1. maddeleri uyarınca, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, mala zarar verme suçuyla ilgili olarak uzlaşma koşulları da değerlendirilerek sonuç cezalar karşılaştırılıp lehe olan yasanın yapılacak uygulamaya göre belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 3-Sanıkların TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve katılanlar ..., ... ve ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 03.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.