Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2011/13844 E. 2013/23867 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2011/13844
Karar No
2013/23867
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hırsızlık, Konut dokunulmazlığını bozma HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: 23.09.2010 tarihinde sanığın yokluğunda verilen hükmün sanığın Mahkemeye bildirdiği adresi dışında başka bir adrese tebliğ edilmesi nedeniyle yapılan tebligatın usulsüz olduğu, Mahkemece hükmün 09/11/2010 tarihinde kesinleştirilmesinden sonra ilamın infazına başlandığında sanığın kararı öğrenerek 23/12/2010 tarihinde temyiz ettiği ve eski hale getirme isteminde de bulunduğu anlaşılmakla; 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 311. maddesi hükmüne göre, eski hale getirme istemiyle birlikte temyiz talebinde de bulunulması halinde inceleme mercii Yargıtay'ın ilgili dairesi olduğundan, hukuki dayanaktan yoksun olan Bursa 15. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 31.12.2010 gün, 2009/1347 Esas ve 2010/1032 Karar sayılı, temyiz isteminin reddine ilişkin ek kararı kaldırılıp, temyizin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Yakınanın dairesine kilitsiz olan balkon kapısından girilip iki adet cep telefonu, ... çalar ve 20 TL paranın çalındığı, sabah uyanan yakınanın hırsızlığı fark edip, 07.05.2009 günü müracaatta bulunduğu, ancak failin ilk başta tespit edilemediği, 12.05.2009 günü Hırsızlık Büro Amirliği hizmet telefonuna gelen ihbarda tanık olarak dinlenen ...’ın kullandığı hattın çalıntı bir cep telefonuna takılı olduğunun bildirildiği, ihbarda söylenen telefon numarasından kendisine ulaşılan ...’in ise 12.05.2009 günlü beyanlarında “Telefonları ve ... çaları İstanbul’da oturduğu, ancak açık adresini bilmediği, amcasının oğlu sanık ...’ın 1 hafta önce kendisine ve kardeşine hediye ettiğini, hırsızlık malı olduğunu bilmediğini” söylediği, kovuşturma aşamasındaki beyanlarında ise “Kendisine eşyayı getiren sanık ...’ı 6 yıldır görmediğini “beyan ettiği, sanık ...’ın ise soruşturma aşamasında beyanının alınamadığı, talimat yolu ile alınan savunmasında da “Suçlamayı kabul etmediğini olay ile ilgisinin olmadığını” söylediğinin anlaşılması karşısında; Öncelikle suça konu telefonların, 06.05.2009 ile 12.05.2009 tarihleri arasındaki iletişim tespit kayıtlarının tespit edilerek, bunun sanık ile bağlantısı araştırılıp, tanık ...'ın telefonlardan birinin de kardeşine hediye edildiği yönündeki beyanına göre, kardeşinin de tespit edilip telefonu ne şekilde aldığının sorulması, mümkün olduğu takdirde ... ve...'ın yüzleştirilmesi, bu mümkün olmaz ise sanığa tanık beyanları okunup diyecekleri sorulduktan sonra sonucuna göre delillerin bir bütün halinde değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, suç eşyasını kullandığı yönündeki ihbar üzerine beyanları alınan tanık ...’ın, soyut suç atması dışındaki sanığın suçu işlediğine dair kanıtların neler olduğu gösterilmeden, eksik soruşturma ile yetinilip, yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması; 2-Kabule göre de; Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’in temyiz itirazları ve tebliğnamedeki bozma isteyen düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 28.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2011/13844, K. 2013/23867, T. 28.11.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2011-13844-e-2013-23867-k-e3e7eeea0763