Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2011/12766 E. 2013/25676 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2011/12766
Karar No
2013/25676
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanığın,adli sicil kaydına göre,hırsızlık suçundan tekerrüre esas hükümlülükleri bulunduğu halde hakkında 5237 sayılı Yasanın 58/6-7.maddesi ile uygulama yapılmaması karşı temyiz bulunmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır. Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Suça azmettirmeden söz edebilmek için, TCK'nın 38. maddesi gerekçesinde de belirtildiği üzere, belli bir suçu işleme hususunda henüz ... olmayan bir kişinin başkası tarafından bu suçu işlemeye karar verdirilmesi gerekir. Bu maddeye göre, azmettirenin suçun işlenmesinde doğrudan bir katkısı yoktur. Azmettirenin girişimi ile suç işlenmektedir. Müşterek faillikte ise, birlikte suç işleme kararının yanı sıra fiil üzerinde ortak hakimiyet kurulduğu için, her bir suç ortağı “fail” konumundadır. Fiil üzerinde ortak hakimiyetin kurulup kurulmadığının saptanmasında, suç ortaklarının suçun icrasında üstlendikleri rolleri ve katkılarının taşıdığı önem göz önünde bulundurulmalıdır. Suç ortaklarının, suçun işlenmesinde yaptıkları katkının, diğerinin fiilini tamamladığı durumlarda da müşterek faillik söz konusu olacaktır. Bu bağlamda, oluş ve dosya içerine göre; olay yerinde bulunan sanık ...'ın, pazarda alışveriş yapan yakınanın çocuk arabasına asılı vaziyetteki çantasını perdeleme yapmak suretiyle, suç tarihinde kusur yeteneği bulunmayan 12 yaşından küçük kızı ...'a hırsızlık yaptırarak aldığının anlaşılması karşısında; eyleminin, 5237 sayılı TCK'nın 141/1, 37/2. maddesine uyduğu gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin (a), (b), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan cezasının infazı tamamlanıncaya kadar,anılan maddenin 3. fıkrasında yazılı kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması, 3-5237 sayılı TCK sisteminde, erteli para cezalarının aynen infazı mümkün olmadığı halde, 765 sayılı TCK'nın 95.maddesi uyarınca aynen infazın gerekip gerekmeyeceği hususunda mahkemelerine ihbarda bulunulmasına karar verilmesi, 4-Kabule göre de; 5237 sayılı TCK'nın 142/2-b maddesindeki temel cezanın alt sınırının 3 yıl olduğu gözetilmeden, yazılı şekilde uygulama yapılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 18.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2011/12766, K. 2013/25676, T. 18.12.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2011-12766-e-2013-25676-k-c98449736df9