Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/9248 E. 2013/20041 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/9248
- Karar No
- 2013/20041
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanıklar ..., ... ve ... hakkında erteleme hükümleri değerlendirilirken, tekrar suç işlemeyecekleri yönünde olumlu kanaat gelmediğinden uygulanmamasına karar verildiği, aynı gerekçenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı CMK’nın 231/6-b maddesi uyarınca da aranan şartlardan olduğunun anlaşılması karşısında; sanıklar ..., ... ve ... hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla, tebliğnamedeki bozma istemli düşünce benimsenmemiştir. I-Sanıklar ..., ... ve ... hakkında yakınanlar ... ..., ... ..., ... ..., ... ... ... ve ... ...'a yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde: 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, sanıklar yararına olan hükmün, 765 sayılı ve 5237 sayılı Yasaların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı ve her iki Yasaya göre, uygulanan yasa maddeleriyle verilmesi gereken cezalar denetime olanak sağlayacak şekilde ve ayrı ayrı saptanıp, sonuç cezalar karşılaştırılarak, sonucuna göre lehe yasanın saptanması gerektiği dikkate alınmadan yazılı şekilde uygulama yapılması, 5237 sayılı Yasa ile yapılan uygulamaya göre sonuç cezalar açıkça lehe olduğundan; Sanıkların yakınan ... ...'e ait araçtan aldıkları eşyanın bulunamadığının ve olaydan bir gün sonra sanıkların yakınları tarafından yakınanın zararının giderildiğinin anlaşılması karşısında, eylemin tamamlandığının nazara alınmaması suretiyle eksik ceza tayini ve yakınan ... ... ...'a yönelik hırsızlık eyleminde, araçtan alınan ekolayzırın polislerce teslim edildiğinin belirtilmesi karşısında, sanıklarca yer gösterme yapılıp yapılmadığı açıklığa kavuşturulup, polislerce bulunduğunun anlaşılması halinde, kısmi iade nedeniyle yakınandan rızası sorularak, sonucuna göre TCK'nın 168. maddesi ile cezadan indirim yapılması gerektiğinin düşünülmemesi karşı temyiz olmadığından; Yakınan ... ...'e yönelik hırsızlık suçundan hapis cezası ile mahkumiyetlerine karar verilen sanıklar hakkında, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına karar verilmemiş ise de, hükümlülüğün yasal sonucu olarak infaz aşamasında dikkate alınması olanaklı görüldüğünden, bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, sanıklar ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin isteme aykırı olarak ONANMASINA, II-Sanıklar ..., ..., ... hakkında yakınan ... ...'a yönelik ve sanık ... hakkında tüm yakınanlara yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde: Sanıklar ..., ... ve ... hakkında diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-) Sanıklar ..., ... ve ...'ın eylemine uyan 765 sayılı TCK'nın 493/1-son, 522 (pek hafif) ve 59/2. maddelerine göre, 5237 sayılı TCK'nın aynı suça uyan 142/1-b, 143, 168(Koşulları araştırıldıktan sonra), 62, 53. maddeleri bakımından anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında değerlendirme ve uygulama yapılarak her iki yasanın ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması suretiyle lehe Yasanın saptanması gerekirken yazılı biçimde uygulama yapılması, 2-)Yakınan ... ...'ın aracından çalınan teybin olaydan sonra bulunup yakınana teslim edildiği, kumandanın ise bulunamadığı, dosya içinde bulunan yakalama tutanağına göre teybin aracın yanında bulunduğu ancak sanıkların yer göstermeleri sonucu bir kısım eşyanın da elde edildiğinin diğer tahkikat evrakında belirtildiği ve yakınanın duruşma sırasında, aracına verilen zararın sanık yakınları tarafından giderildiğini beyan ettiğinin anlaşılması karşısında, sanıklarca yer gösterme yapılıp yapılmadığı ayrıca kumandanın bedelinin ödenip ödenmediği açıklığa kavuşturulup, kısmi iade halinde yakınandan rızası da sorularak, sonucuna göre 5237 sayılı TCK'nın 168.maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükmünün uygulama olanağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi, 3-)Kasten işlemiş oldukları suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetlerinin yasal sonucu olarak sanıklar ..., ... ve ...'ın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin “a,b,c,d,e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum oldukları hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması; 4-)UYAP sisteminden alınan sanık ...'ya ait nüfus kaydına göre, sanığın hükümden sonra 10.09.2012 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 64/1.maddesinin uygulama olanağının değerlendirilmesi zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 23.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.