Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/6266 E. 2013/1642 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2010/6266
Karar No
2013/1642
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren, 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükmün uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılarak yapılan incelemede; Sanığın yakınanın kilitli olan aracını çalması eylemi, 5237 sayılı TCK'nın 142. maddesinin 1. fıkrası (b) bendindeki suçu oluşturduğu halde, aynı Yasanın 142/1-e maddesi ile uygulama yapılması, sonuca etkili olmadığından; sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulandığı kararda belirtilmemişse de, hükümlülüğün yasal sonucu olarak infazda gözetilmesi olanaklı kabul edildiğinden; katılan vekilinin 18.12.2006 tarihli dilekçesiyle davaya ... olarak katılmayacaklarına, ancak Koç Girişim Elek. Ür. Bilg. Paz. Dış. Tic. A. Ş. olarak katılmak istediklerini talep etmiş ve bu talep üzerine 18.12.2006 tarihli oturumda A.Ş’nin katılan olarak davaya katılmasına karar verilmiş olup, mahallinde tüzel kişinin katılan olarak gösterilmesi olanaklı olduğundan ve sanığın tutuklulukta ve nezarette geçirdiği günlerin cezasından indirilmesine karar verilirken uygulama maddesinin 5237 sayılı TCK’nın 63. maddesi yerine 62 olarak yanlış yazılması, düzeltilmesi olanaklı yazım hatası olarak kabul edildiğinden, bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108. maddesinin (4), (5) ve (6). fıkralarında ‘‘Hakim, mükerrir hakkında cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirler. Tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde, koşullu salıvermeye ilişkin hükümler uygulanır. Hâkim, mükerrir hakkında denetim süresinin uzatılmasına karar verebilir’’ denilmiştir. Denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi, hükmü veren mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan mahkemeye aittir. Buna göre hükümlülük kararında mükerrir olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/7. maddesi gereğince ‘mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına’ karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken, denetimli serbestlik tedbirinin süresinin de belirlenmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından sanık hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin bölümden "1 yıl süre ile" sözcüklerinin çıkarılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05/02/2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2010/6266, K. 2013/1642, T. 05.02.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2010-6266-e-2013-1642-k-daf70ab2a96e