Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/5916 E. 2013/5689 K.
Konu: Hırsızlık, Plakada Ve Tescil Belgesinde Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/5916
- Karar No
- 2013/5689
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık, Plakada Ve Tescil Belgesinde Sahtecilik
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, plakada ve tescil belgesinde sahtecilik HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde:
Suç tarihinde yakınana ait park halindeki aracın yakınanın beyanına göre olay tarihinde gece 01:30-03:30 saatleri arasında çalındığı, bu kapsamda suçun TCK'nın 6/1-e maddesine göre gece sayılan zaman diliminde işlendiğinin anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında TCK'nın 143/1. maddesinin uygulanmaması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanıkların, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması;
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar savunmanlarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümler çıkarılarak yerine, “Sanıkların, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına,” cümlesi yazılmak suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik ve mühürde sahtecilik suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde:
Sanıkların eylemine uyan ve 765 sayılı TCK'nın 350/1, 33/2. maddelerindeki suçlar için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı yasanın 102/4, 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımı süresinin, suç tarihi olan 29.11.2003 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar savunmanlarının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 21.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.