Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/5870 E. 2010/1801 K. – Hırsızlık, Mala
Konu: Hırsızlık, Mala Zarar Vermek
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/5870
- Karar No
- 2010/1801
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık, Mala Zarar Vermek
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, Mala zarar vermek HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanığın nüfus kayıt örneği UYAP'tan çıkartılıp, dosya içerisine konulmuş ve duruşmada kendisine okunan imzasız kayıt örneği ile karşılaştırılmıştır. Kapıları kilitli otomobilin camını kırarak içindeki teyp başlığını çalan sanığın hırsızlık eyleminin 5237 sayılı TCK'nun 142/1.maddesinin (b) bendine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden, aynı maddenin (e) bendi ile uygulama yapılması hükmolunan cezanın türü ve süresi itibariyle sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamış;dosya içeriğine,toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre;suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı hakkındaki Yasanın 108/2. maddesi uyarınca tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağının anlaşılması karşısında; sanığın adli sicil kaydında yazılı mahkumiyetlerinin içinde en ağırının Antalya 7.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 06.10.2004 gün 2004/223-1760 sayılı kararına konu olan hırsızlık suçundan hükmedilen 1 yıl hapis cezası olduğu ve bu hükümlülüğün tekerrüre esas alınması gerektiğinin karar yerinde gösterilmemesi suretiyle infazda duraksamaya neden olunması, 2- Kasten işlenen suçlardan hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olan ve 5237 sayılı TCK’nun 53.maddesinin 1.fıkrasında öngörülen belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma tedbirlerinin seçimlik olmadığı gözetilmeden, anılan fıkranın (c) ve (e) bendlerinde yazılı tedbirlere hükmedilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'nun temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan,hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hükümden 5237 sayılı TCY’nın 58/6-7 ve 53/1. maddelerinin uygulanmasına ilişkin bölümler çıkartılarak, yerlerine “5237 sayılı TCK’nun 58/6-7.maddesi gereğince,sanık hakkında hükmolunan cezanın, Antalya 7.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 06.10.2004 gün 2004/223-1760 sayılı ilamı ve bu ilamdaki hırsızlık suçuna ilişkin önceki hükümlülüğü nedeni ile mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,infazdan sonra sanık hakkında denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” ve “sanığın 5237 sayılı TCK’nun 53/1.maddesinin (a), (b), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, (c) bendinde yazılı kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına, ” cümlelerinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, sanık ...'nun tutuklu olarak cezaevinde kaldığı süre ile koşullu ve hak ederek salıverilme tarihleri gözetilerek tahliyesine,başka suçtan tutuklu veye hükümlü değil ise salıverilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na yazı yazılmasına, 26.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.