Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/4960 E. 2013/5095 K. – Hırsızlık, Mala

Konu: Hırsızlık, Mala Zarar Verme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2010/4960
Karar No
2013/5095
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık, Mala Zarar Verme

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, Mala zarar verme HÜKÜM : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, ceza vermekten vazgeçme Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanıkların, gece vakti, hırsızlık yapmak için mağdurun işyerine girmeye kalkışmaları şeklinde gerçekleşen eylemde; haklarında 5237 sayılı TCK'nın 116/2-4, 119/1-c, 35.maddesinde öngörülen suçtan, dava zamanaşımı içinde işlem yapılması olanaklı görülmüştür. I-Sanıklar hakkında mala zarar verme suçuna yönelik kurulan hükmün incelenmesinde; 5271 sayılı CMK’nın 231/5. maddesi gereğince verilen “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin karara karşı itiraz yolu açık olup, temyizi olanaklı bulunmadığından, Üst Cumhuriyet Savcısının ve sanıklar savunmanının bu konudaki isteminin; 5271 sayılı CMK’nın 231/12 ve 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince REDDİNE; 5271 sayılı CMK'nın 264/1.maddesi uyarınca, yasa yolu ile merciinde yanılma, başvuru hakkını ortadan kaldırmayacağından, aynı maddenin 2.fıkrasına göre, itirazı incelemeye yetkili ve görevli mahkemeye dosyanın incelenmeksizin yerine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na İADESİNE, II-Sanıklar hakkında hırsızlık suçuna yönelik kurulan hükmün incelenmesine gelince; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1)-Gece vakti, birlikte yakınanın işyerinin kepenkini kaldırıp, tahtasını kırdıktan sonra içeri girmeye çalıştıkları, ihbar üzerine polislerin olay yerine gelmesiyle bir şey alamadan, olay yerinden kaçmaları şeklinde gelişen sanıkların eyleminin, 5237 sayılı TCK'nın 35.maddesinde düzenlenen kalkışma aşamasında kaldığının gözetilmemesi, 2)-5237 sayılı TCK'nın 145.maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK'nın 522.maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi ve olayın özelliği de gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, koşulları bulunmayan bu maddeye düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek, değer az kabul edilip, ceza verilmesinden vazgeçilmesine karar verilmesi, 3)-Suç tarihinde 12 yaşını tamamlayıp 15 yaşını bitirmemiş çocuk sanıklar hakkında; 5237 sayılı TCK'nın 31/2.maddesiyle uygulama yapılmaması, 4)-Mağdura uzlaşma önerisinde bulunulmadığı gibi sanıkların yaş küçüklüğü dikkate alınarak uzlaşma teklifinin, 5560 sayılı Yasayla değişik 5271 sayılı Yasanın 253/4. maddesi uyarınca kanuni temsilcilerine yapılması gerektiğinin düşünülmemesi, Bozmayı gerektirmiş, Üst Cumhuriyet Savcısı ile sanıklar ... ve ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 13.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2010/4960, K. 2013/5095, T. 13.03.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2010-4960-e-2013-5095-k-2056bcadf65b