Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/31042 E. 2013/19199 K.
Konu: Yağma, Kişi Hürriyetinden Yoksun Kılma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/31042
- Karar No
- 2013/19199
- Karar Tarihi
- Konu
- Yağma, Kişi Hürriyetinden Yoksun Kılma
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma, kişi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM: 1- Sanıklar hakkında birden fazla kişi ile tehdit suçu nedeniyle, 5237 sayılı TCK'nın 37/1 ve 150/1. maddeleri yollamasıyla, 106/1-2-c, 62/1, 53/1-2, 58/6-7. (sanık ... hakkında) maddeleri gereğince 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, 2- Sanıklar hakkında birden fazla kişi ile birlikte ve tehdit kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu nedeniyle, 5237 Sayılı TCK'nun 37/1. maddesi yollamasıyla, 109/2, 109/3-b, 62/1, 53/1-2, 58/6-7. (sanık ... hakkında) maddeleri gereğince 3 yıl 4 ay ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, 3- Sanıklar hakkında kasten yaralama suçu nedeniyle, 5237 sayılı TCK'nın 37/1 ve 150/1. maddeleri yollamasıyla, 86/2, 108/1, 62/1, 53/1-2, 58/6-7. (sanık ... hakkında) maddeleri gereğince 4 ay 3 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ilişkin Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Sanıklar hakkında tehdit ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde; Sanık ...'ün Karşıyaka 2.Sulh Ceza Mahkemesinin 2001/1033 Esas 2004/550 Karar sayılı tekerrüre esas hükümlülüğü bulunduğu halde sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin uygulanmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, katılan ... vekili, sanıklar ..., ... ve sanıklar savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, II-Sanıklar hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-) Bir kimsenin hukuka aykırı olarak dolaşım özgürlüğünün kısıtlanması ve/veya kaldırılması kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suç olarak 5237 sayılı TCK'nın 109. maddesinde düzenlenmiştir. Kişi hürriyetinden yoksun bırakma suçu mağdurun dolaşım özgürlüğünün kısıtlanması ve/veya kaldırılması ile oluşur. Bu engelin kalkmasına kadarda devam eder. Bu nedenle suçun tamamlanması ve bitmesi bakımından zaman dilimide farklı olabilir. Bu nedenle kişi hürriyetinden yoksun bırakma suçu temadi eden bir suçtur. Bu suçun nitelikli halini oluşturan TCK'nın 109/2. maddesindeki suç, işlenmesi bakımından cebir, tehdit veya hile kullanılması şeklinde seçimlik hareketlerine yer vermiştir. Cebir fiziken zor kullanmaktır. Yani mağdurun bedeninde hissedilebilen şekilde fiziki güç kullanımıdır. Mağdur üzerinde kullanılan cebir TCK'nun 86. maddesi kapsamında kaldığı sürece ayrıca etkili eylemden de cezaya hükmolunamaz, TCK'nın 108. maddesi cebir kullanma suçu ise genel ve tamamlayıcı bir suç olup, kanun koyucu kişi özgürlüğünü kapsamlı bir şekilde koruyabilmek için bu suç tipini kanuna koymuştur. Bu bakımdan TCK'nın 108. maddesindeki cebir başka amaçla kullanılıp bir suç meydana getirdiği yani cebir kullanımı belli koşullarda ayrıca ve özellikle diğer suçun unsuru olduğu hallerde ayrıca uygulanmaz, Kişi hürriyetinden yoksun bırakma suçu da fail tarafından sonlandırılmadan ve/veya suç bitene kadar temadi eder. Somut olayda; sanıkların hukuki bir ilişki nedeniyle alacaklı oldukları yakınana ait aracın önünü kesip onu zorla kendilerinin bulunduğu araca bindirerek ödeme konusunda tehdit edip, dolaşım özgürlüğünü sınırladıkları, bu arada sanıkların yanlarında bulunan ve kimlikleri tespit edilemeyen şahısların da yakınana ait araca binmesi ile her iki aracın hareket ettiği, yakınanın bir ara bulunduğu araçtan kendisini dışarıya attığı ve yere düştüğü, yakınanın aracında bulunan şahısların ise yakınanın kaçmasını engellemek için önce araç ile ona çarpıp devamında da bu şahısların ve sanıkların bulundukları araçlardan inerek yakınanı dövüp basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralamaları şeklindeki gelişen olayda, sanıkların eylemlerinin ayrıca TCK'nın 86/2 ve 108. maddesindeki suçu oluşturmayacağı dikkate alınmadan TCK'nın 86. maddesi ile tayin olunan temel cezanın ayrıca aynı yasanın 108. maddesi ile arttırılması, Kabule görede; 2-) Sanıklar hakkında 5237 sayılı Yasanın 62/1. maddesinin uygulanması sırasında, 1/6 oranında indirim yapılırken hesap hatası sonucu 4 ay 13 gün yerine 4 ay 3 gün olarak eksik cezaya hükmolunması, 3-) Sanık ...'ün adli sicil kaydında, Karşıyaka 2.Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2001/1033-550 sayılı, 04.05.2004 kesinleşme tarihli tekerrüre esas hükümlülüğü bulunduğu ve koşulları oluştuğu halde, sanık hakkında 5237 sayılı TCY’nın 58. maddesinin uygulanmaması, Bozmayı gerektirmiş, katılan ... vekili, sanıklar ..., ... ve sanıklar savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 07/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.