Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/25723 E. 2013/11608 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2010/25723
Karar No
2013/11608
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.03.2013 tarihli kenar yazısı ile Dairemize gönderilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanık hakkında erteleme ile ilgili yapılan değerlendirmede suç işlemeyeceği yönünde kanaat oluşmadığı gerekçesi ile talebin reddine karar verildiği ve bunun da 5271 sayılı CMK’nın 231/6-b maddesi uyarınca aranan subjektif şartlardan olduğu dikkate alındığında, sanık hakkında karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin uygulama olanağının bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede; 5237 sayılı TCK’nun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nun 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, sanığın, belirsiz saatte yakınana ait eve tuvalet demir korkuluklarını sert bir cisimle büküp camı kırmak suretiyle girerek hırsızlık suçunu işlediği ve yakınmanın da devam ettiğinin anlaşılması karşısında; eylemin 5237 sayılı Yasanın 142/1-b maddesinde belirtilen hırsızlık suçunun yanı sıra aynı Yasanın 116/1. maddesindeki gündüzleyin konut dokunulmazlığını bozma, 151/1. maddesindeki mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu gözetilmeden, bu konularda değerlendirme yapılmaması, sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamış; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. ./.. -2- Ancak; Sanığın TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısım çıkarılarak, yerine “Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün istem gibi DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. ...

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2010/25723, K. 2013/11608, T. 20.05.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2010-25723-e-2013-11608-k-aa49272ddb2b