Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/24304 E. 2013/17091 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/24304
- Karar No
- 2013/17091
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hırsızlık, 6136 sayılı Yasaya aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanık ..., mağdur ...'e yönelik hırsızlık eylemi nedeniyle yakalandıktan sonra 24.05.2006 tarihli tutanağına göre, Asayiş Büro Amirliği salonunda beklerken kendisine ziyarete gelen anne ve babasını görünce taşkınlık yapıp önündeki masayı iterek devirip görevli polis memurlarına “bırakın beni lan, sizin hepinizi sinkaf ederim beni bırakın annemi neden dışarı gönderiyorsunuz” diyerek hakaret edip yanında refakat eden görevli polis memuru ...'a kafa atarak yaralanmasına sebebiyet verdiğinin iddia edilmesi karşısında, kamu görevlisine karşı alenen hakaret suçundan TCK.nın 125/1-3, a-4 ve kamu görevlilerine karşı görevi yaptırmamak için direnme suçundan TCK.nın 265/1. maddeleri uyarınca zamanaşımı içinde işlem yapılması olanaklı kabul edilmiştir. Sanığın adli sicil kaydına göre, İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.07.2002 gün 2001/1260 Esas, 2002/474 Karar sayılı kararına konu mahkumiyet hükmü esas alınarak hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/6-7. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz sisteminin ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. I- Sanık hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçu için kurulan hükmün incelemesinde: Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesinin (c) bendinde yazılı, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “53. maddenin uygulanmasına” ilişkin bölüm çıkartılarak, yerine “Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkûmiyetinin yasal sonucu olarak sanığın 5237 sayılı TCY’nın 53/1.maddesinin (a),(b),(c),(d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar; (c) bendinde yazılı “kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri” açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezalarından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına,” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II – Sanık hakkında hırsızlık suçu için kurulan hükmün incelenmesinde: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Mağdurun soruşturma ve yargılama sırasındaki ifadelerinde, aracının kapılarını kilitlemeden park ettiğinin anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 141/1.maddesine uyan açıktan hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması, 2- 5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesinin (c) bendinde yazılı, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 11.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.