Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/2366 E. 2013/2641 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/2366
- Karar No
- 2013/2641
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın, suç arkadaşı ile birlikte katılanın gözetimindeki konuta, ahır içinde açık olarak bırakılmış kapıdan girip hırsızlık suçunu işlediği ve yakınmanın da sürdüğünün anlaşılması karşısında; zamanaşımı içerisinde TCK’nun 116/1, 119/1-c maddelerindeki gündüzleyin konut dokunulmazlığını bozma suçundan işlem yapılması olanaklı görülmüş;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısım çıkarılarak, yerine “Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Sanık ...'ın hükmün temyizinden sonra 30.11.2011 günü öldüğünün, 01.02.2013 tarihinde elektronik ortamdan çıkarılan nüfus kaydı içeriğiyle belirlenmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla CMUK.nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının ölüm nedeniyle 5237 sayılı TCY’nın 64/1. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, 18.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.