Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/23474 E. 2013/18443 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2010/23474
Karar No
2013/18443
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Gerekçeli kararın 3.sayfasının dosya arasında bulunmaması mahallinde tamamlattırılması, gerekçeli karar başlığında suç yerinin yazılmaması yerinde eklenmesi, olanaklı kabul edilmiştir. I-Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; Sanığın Kahramanmaraş 1.Sulh Ceza Mahkemesinin 2004/667 Esas 2004/848 Karar sayılı tekerrüre esas hükümlülüğü bulunduğu halde hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin uygulanmaması, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin uygulanması sırasında, 1/6 oranında indirim yapılırken hesap hatası sonucu 2 yıl 8 ay 15 gün yerine 2 yıl 8 ay 12 gün olarak eksik cezaya hükmolunması karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hükmolunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla CMUK'nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasından 53. maddenin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkartılarak yerine “53/1.maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3.maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II-Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-) Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 62/1. maddesinin uygulanması sırasında, 1/6 oranında indirim yapılırken hesap hatası sonucu 1 yıl 9 ay 20 gün yerine 1 yıl 9 ay 28 gün olarak fazla cezaya hükmolunması, 2-) 15.07.2005 tarih 25878 sayılı Resmi Gazete ile yayımlanıp aynı gün yürürlüğe giren 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasası’nın 23. maddesi ile bazı koşulların gerçekleşmesi halinde çocuklar hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması olanağı getirilmiştir. Bir kısmı objektif bir kısmı da subjektif nitelikte bulunan bu koşullardan cezaya ilişkin olanı, mahkemece belirlenen cezanın en çok üç yıla kadar (üç yıl dahil) hapis veya adli para cezası olmasıdır. Fail bakımından aranan diğer koşullar ise çocuğun daha önceden kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması, yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaat gelmiş olması, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları itibarıyla bir cezaya hükmedilmesine gerek görülmemesi ve mağdurun veya kamunun uğradığı zararın tamamen giderilmesinden ibarettir. Ancak, çocuğun ailesinin veya kendisinin ekonomik durumunun elverişli olmaması halinde bu koşul aranmayabilecektir. 19.12.2006 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 5560 sayılı Yasanın 40. maddesi ile Çocuk Koruma Yasasının 23. maddesi değiştirilip çocuklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması CMK’nın 231. maddesi koşullarına bağlanmıştır. Ancak CMK’nın 231. maddesinin 7. fıkrasında yer verilen; “Açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümde, mahkum olunan hapis cezası ertelenemez ve kısa süreli olması halinde seçenek yaptırımlara çevrilemez” şeklindeki koşul ve üst sınırı 3 yıla kadar olan hapsin hükmün açıklanmasının geri bırakılması kapsamı içerisine alınması birlikte değerlendirildiğinde, 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasası’nın 23.maddesinin, CMK’nın 231. maddesine göre sanığın lehine olduğu görülecektir. Bu bağlamda; dosya içinde bulunan sosyal inceleme raporunda, sanığın dokuz kardeşinin olduğu, anne ve babası ile aynı evde oturduğu, babasının inşaatlarda usta olarak çalıştığı, sanığın çalışmadığı, çocuğun ve ailesinin ekonomik durumunun elverişli olmaması nedeniyle zararın giderilmesi koşulunun aranmayabileceği dikkate alındığında, salt zararın giderilmemesi gerekçesiyle 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 23. maddesinin uygulanmaması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğname uygun olarak BOZULMASINA, 23.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2010/23474, K. 2013/18443, T. 23.09.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2010-23474-e-2013-18443-k-58a4be22407e