Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/21904 E. 2013/13731 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/21904
- Karar No
- 2013/13731
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde; Sanık ...'ın adli sicil kaydına göre, kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunduğundan; Sanık ... yönünden ise, erteleme hükümleri değerlendirilirken, tekrar suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat gelmediğinden bahisle hapis cezasının ertelenmesine yer olmadığına karar verildiği, aynı gerekçenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı CMK’nun 231/6-b maddesi uyarınca da aranan şartlardan olduğu anlaşıldığından, Sanıklar hakkında karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede; Sanık ...’ın kolluk beyanlarında ve yer göstermedeki anlatımlarında olayın 23:30 civarında olduğunu söylemesine karşın, sanıklar hakkında 5237 sayılı Yasanın 143. maddesinin uygulanma koşullarının değerlendirilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanıkların, TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanının temyiz itirazları ile tebliğnamede bozma isteyen düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle kısmen istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısım çıkarılarak yerine “Sanıkların, TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II-Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde; Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Yakınanın evinin önüne park ettiği aracının çalındıktan sonra beraat eden sanık ...’in vasıtası ile yine beraat eden sanık ...’a satıldığı, başka bir çalıntı aracı satmaya çalışırken sanık ...’in suça konu araç ile birlikte yakalandığı, ...’in kısmi ikrarında ...’tan kendisine araç bulmasını istediğini söylediği, ...’ın da yer gösterme tutanakları ve kolluk savunmalarında suçu kabul ederek ...’in gözcülüğünde sanık ... ile birlikte, aracı kapılarını zorlayıp açıp düz kontak yaparak çalıştırmak sureti ile çaldığını beyan ettiği, ancak sanık ...’ın savunmalarında suçu kabul etmediğini aralarındaki husumet nedeni ile ...’ın iftira attığını söylediği, aracı alan beraat eden sanıkların da ifadelerinde kendilerine ... ve ...’ın aracı temin ettiğini söylemelerine karşın ...’dan hiç bahsetmediklerinin anlaşılması karşısında, sanık ...’ın üzerine atılı suçu işlediğine dair diğer sanık ...’ın soyut suç atması dışındaki kanıtların neler olduğu ve bunların sanıkla olan bağlantısı denetime olanak verecek biçimde gösterilmeden, sanık ...'ın inkara yönelik savunmaları yerine, ...’ın soruşturma aşamasındaki anlatımına hangi sebeplerle üstünlük tanındığı da açıklanmadan eksik soruşturma ile yetinilip, yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı biçimde hüküm kurulması; Kabul ve uygulamaya göre de; 2-Sanık ...’ın yer gösterme ve kolluk beyanlarında eylemi saat 23:30 civarında gerçekleştirdiğini söylediğinin anlaşılması karşısında, hakkında 5237 sayılı Yasanın 143.maddesinin uygulanma koşullarının karar yerinde tartışmasız bırakılması, 3-TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen suçu ... görülen fail hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca hükmolunan cezanın süresi-tür ve miktarı bakımından kazanılmış hakkın korunmasına, 06.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.