Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/21160 E. 2013/12693 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2010/21160
Karar No
2013/12693
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Ceza verilmesine yer olmadığına Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: 5271 sayılı CMK'nın 191. maddesinde duruşmaya başlanılmasına ilişkin kurallar ile sanığın sorgusunun nasıl icra edileceğine ilişkin hükümlere yer verilmiş, anılan Yasanın 193/1. maddesinde ise yasanın ayrık tuttuğu haller saklı kalmak üzere hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılamayacağı belirtilmiştir. Yasanın ayrık tuttuğu halleri, 5271 sayılı CMK'nın 193. maddesinde “sanık hakkında toplanan delillere göre mahkumiyet dışında bir karar verilmesi gerektiği kanaatine varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa dahi dava gıyabında bitirilebilir.” Böylece sanık lehine düzenleme getirilmiş ve gereksiz yere davanın uzaması önlenmek istenmiştir. Yasa koyucu toplanan kanıtlara göre mahkumiyet dışında bir hüküm verilmesine yer verirken bunu “beraat” kararı ile sınırlamamıştır. TCK'nın 195. Maddesi ise “ para cezası veya müsadereyi gerektiren hallerde sanık gelmese de duruşma yapılabileceğini bu durumun sanığa davetiye ile bildirilmesini aramıştır.” 5237 Sayılı TCK'nın 167. maddesi “şahsi cezasızlık sebebi veya cezadan indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebep” başlıklı olup, hangi hallerde nasıl uygulanacağını aynı kanunun 167. maddesinin 1. ve 2. fıkralarında düzenlenmiştir. TCK'nın 167/1. maddesinde; sınırlı sayıdaki suçlardan birini işleyen ve aynı kanunun 167. maddesinin 1. fıkrasının (a-b-c) bendlerinde sayılanlardan biri olduğu saptanan fail hakkında ceza verilemez hükmüne yer vermiştir. ./.. -2- Somut olaya gelince; Yakınanın soruşturma aşamasındaki beyanında özetle; resmi nikahlı eşi olduğunu belirttiği sanığın, evde bulunmadığı bir sırada, tüm eşyaları (kıyafet, mobilya v.s) alıp götürdüğünü iddia ettiği, sanığın ise beyanında özetle; eşinin sürekli kendisine şiddet uyguladığını, birkaç kez evden kovarak başka bir bayanla yaşadığını, eşinin kendisini terk ettiğini, eşinin halası olan ...'ye ait evde yakınanla beraber ikamet ettiklerinden, ...'nin yakınanı telefonla arayarak eşini al buradan götür dediğini, yakınanın ise ben başka bayanla yaşıyorum kovun gitsin dediğini, bunun üzerine ...'nin “kızım sen eşyalarını al götür” dediğini söyleyerek eşyalarını dışarıya attığını, bu nedenle buzdolabı, çamaşır makinası ve televizyonu alarak annesinin evine gittiğini, eşyaları çalmadığını beyan ettiğinin anlaşılması karşısında; Öncelikle, işlenen fiilin suç olup olmadığı ve suç ise hukuki niteliğinin ne olduğu toplanan delillere göre duraksamasız saptandıktan sonra TCK'nın 167. maddesinin uygulama koşullarının değerlendirilmesi gerekir. Bu işlemler yapılmadan, eylem TCK'nın 144. maddesi içinde kabul edilse dahi CMK'nın 195. maddesine göre durum sanığa bildirilmeden tensiben yazılı şekilde karar verilemesi, Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, 21.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. ...

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2010/21160, K. 2013/12693, T. 21.05.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2010-21160-e-2013-12693-k-1c15b0cd323d