Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/20415 E. 2013/12980 K. – Yağma

Konu: Yağma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2010/20415
Karar No
2013/12980
Karar Tarihi
Konu
Yağma

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-) Sanığın yakınanlar ...'e yönelik 2005 yılı içindeki eylemi, yakınan ...'a yönelik eylemleri ile yakınan ...'na yönelik eylemi nedeniyle, kurulan hükümlerin yapılan temyiz incelemesinde; Sanık hakkında yakınanlar ... ve ...'na yönelik eylemi nedeniyle, erteleme hükümleri değerlendirilirken, ileride bir daha suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat oluşmadığından bahisle cezanın ertelemesine yer olmadığına karar verildiği, aynı gerekçenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin suç ve karar tarihi itibari ile uygulama alanı bulan 5395 sayılı Kanunun 23/2-b (5271 sayılı Kanun 231/6-b) maddesi uyarınca da aranan şartlardan olduğu; Sanığın, yakınan ...'dan 2005 yılı içinde karıştıkları bir kavga nedeniyle karşı gruptan şahısların şikayetçi olmamak için 1000 veya 1500 YTL para istediklerini söyleyerek para talep ettiği, yakınanın para olmadığı için vermediği ve o dönem içinde de Denizli Lisesinden ayrıldığı, Özel Denizli Lisesine gitmeye başladığı, 3. sınıfa giderken, sanığın tanık ... ile yakınana “İrfan beni bulsun o anlar” şeklinde para istediğine dair haber gönderdiği, 09.05.2007 tarihinde ise yakınanla karşılaşan sanığın “ben senden para istettim neden göndertmedin haftaya çarşambaya kadar sana mühlet” dediği ve yakınanın yanından ayrıldığı, 26.5.2007 tarihinde de telefon açarak “o ... çocuğu nerdensin param nerde 50 ile 70 TL arasında parayı 20 dakika içinde belediyenin önüne getir, ben seni arayacağım...” dediği, yakınan çok korkması üzerine durumu annesine söylediği ve şikayette bulundukları, şeklinde gelişen olayda; sanığın kastının en başından itibaren karıştıkları kavga nedeniyle istediği parayı elde etmeye yönelik olup değişik tarihlerde bunu sağlamak amacıyla uyguladığı baskılarını 26.05.2007 tarihde telefon açarak neticelendirdiği bu bakımdan sanığın eylemin bir bütün halinde tek bir yağma ./.. -2- suçunu oluşturacağı ve suç tarihinin ise 26.05.2007 olarak kabulünün gerekeceğinin anlaşılması karşısında; Denizli Çocuk Mahkemesinin 28.12.2006 gün 123-596 sayılı 05.01.2007 kesinleşme tarihli ilamı ile kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, 5271 sayılı CMK’nın 231.maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı, anlaşıldığından tebliğnamedeki bozma isteyen düşünce de benimsenmeyerek yapılan incelemede; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; sanık ... savunmanının temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün kısmen isteme uygun olarak ONANMASINA, II-) Sanığın yakınan ...'e yönelik 2006 yılı içindeki eylemi nedeniyle kurulan hükmün yapılan temyiz incelemesine gelince; Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu, hukukumuzda ilk kez 15.07.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasasının 23. maddesi ile çocuklar hakkında, 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Yasanın 23. maddesiyle 5271 sayılı Yasanın 231. maddesine eklenen 5-14. fıkralar ile de yetişkinler için kabul edilmiş, aynı Yasanın 40. maddesiyle 5395 sayılı Yasanın 23. maddesi değiştirilmek suretiyle denetim süresindeki farklılık hariç olmak koşuluyla, çocuklar ile yetişkinler hükmün açıklanmasının geri bırakılması açısından aynı koşullara tabi kılınmıştır. Mevcut bu düzenlemeler içinde de 5395 sayılı ÇKK'nun 23. maddesi çocuklar açısından en lehe kuralları içermektedir. Ceza Genel Kurulunun 29.06.2010 gün ve 2010/70-159 sayılı kararında da belirtildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması, esas itibarıyla bünyesinde iki karar barındıran bir kurumdur. İlk karar, teknik anlamda hüküm sayılan, ancak açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi nedeniyle hukuken varlık kazanamayan bu nedenle hüküm ifade etmeyen, koşullara uyulması halinde düşme hükmüne dönüşecek, koşullara uyulmaması halinde ise varlık kazanacak olan mahkûmiyet hükmü, ikinci karar ise, bu ön hükmün üzerine inşa edilen ve önceki hükmün varlık kazanmasını engelleyen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararıdır. Bu ikinci kararın en temel ve belirgin özelliği, varlığı devam ettiği sürece, ön hükmün hukuken sonuç doğurma özelliği kazanamamasıdır. ./.. -3- Koşullu bir düşme nedeni oluşturan "hükmün açıklanmasının geri bırakılması" müessesesi (mahkumiyet, suç niteliği ve ceza miktarına ilişkin) objektif koşulların varlığı halinde, diğer kişiselleştirme hükümlerinden önce ve re'sen mahkemece değerlendirilerek, uygulanması yönünde kanaate ulaşıldığı taktirde hiçbir isteme bağlı olmaksızın öncelikle uygulanacak, koşulların bulunmadığı veya uygulanmaması yönünde kanaate ulaşıldığı taktirde ise diğer kişiselleştirme nedenleri değerlendirilebilecektir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.02.2008 gün ve 346-25 sayılı kararında da açıkça belirtildiği üzere, sanık hakkında sonuç cezanın tayininden sonra, hükmolunan cezanın iki yılı veya daha az süreli hapis cezası olması veya adli para cezası olması halinde, öncelikle yasal bir zorunluluk olarak 5271 sayılı Yasanın 231. maddesinin 5-14. fıkralarında düzenlenmiş bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının bulunup bulunmadığı, hiçbir isteme gerek kalmaksızın re'sen değerlendirilecek olumsuz sonuca ulaşıldığı takdirde, cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin 5237 sayılı Yasanın 50 ve 51. maddeleri yönünden bir değerlendirme yapılabilecektir. Hal böyle olunca; Kasım 2006 tarihinde işlenen suçun niteliği, cezanın türü ve süresine göre; 5560 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikten önceki 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 23. maddesinde yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin düzenlemenin sanık hakkında değerlendirilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, 28.05.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. ...

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2010/20415, K. 2013/12980, T. 28.05.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2010-20415-e-2013-12980-k-dd7a290f8346