Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/20000 E. 2013/10751 K.
Konu: Hırsızlık, İşyeri Dokunulmazlığını Bozma, Mala Zarar Vermek
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/20000
- Karar No
- 2013/10751
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık, İşyeri Dokunulmazlığını Bozma, Mala Zarar Vermek
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar vermek HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I- İşyeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar vermek suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde: İşyeri dokunulmazlığının ihlali suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiği ve bu nedenle 5237 sayılı TCK'nın 119/1-c maddesi ile cezada arttırma yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; yargılama giderinin sanıktan tahsiline hükmedilirken bu bölüme “sanıklardan müteselsilen” kelimelerinin yazılması, yerinde düzeltilmesi olanaklı yazım hatası olarak kabul edilmiştir. Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Tekerrüre esas alınan Konya 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 06.03.2003 gün ve 2002/253-2003/232 sayılı kararına konu 1 yıl hapis cezasının 24.03.2004 tarihinde infaz edildiği ve temyiz incelemesine konu olan suçların 5237 sayılı TCK’nın 58/1-2-b maddesinde öngörülen 3 yıllık süre geçtikten sonra 10.04.2007 gününde işlendiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında anılan Yasa maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanamayacağının gözetilmemesi, ./.. -2- Kabul ve uygulamaya göre de; 2- 5237 sayılı TCK'nın 58/6-7-8. maddesinin uygulanması sırasında, 5275 sayılı Yasanın 108/4-5-6. maddesi uyarınca denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevinin, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını değerlendirerek koşullu salıverilme kararını verecek olan hakime ait olduğu düşünülmeden, infazı kısıtlayacak biçimde denetimli serbestlik süresinin 1 yıl olarak belirlenmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hükümden 5237 sayılı TCK'nın 58/7. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II- Hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde: Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- 11.04.2007 tarihli yakalama tutanağının içeriğine göre, yakınanın başvurusu üzerine durumu öğrenen kolluk görevlilerinin çalışma başlattıkları, kendileri tarafından benzer suçların failleri olarak bilinen sanık ve suç arkadaşının çaldığı malları satabilecekleri yerlerin araştırılması sırasında, bir sokakta elinde poşet ile görülen sanık ve suç arkadaşının durdurulup, poşette ne olduğunun sorulması üzerine, sanık ve arkadaşının heyecanlanıp kekelemeye başladıkları ve poşetteki malları çaldıkları işyerini söyledikleri, bu şekilde suça konu malların bir kısmının yakınana iadesinin sağlandığının anlaşılması karşısında; bu aşamada sanık ve arkadaşının elindeki malların kime ait olduklarının polisler tarafından bilinmesinin olanaklı olmadığı, sanığın ve suç arkadaşının yakınana ait marketten çaldıkları mallar olduğunu söylemeleri nedeniyle kısmi iadenin gerçekleştiği dikkate alındığında; yakınana kısmi iade nedeniyle sanık hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanmasına onay verip vermediği sorulup sonucuna göre, 5237 sayılı TCK'nın 168/1-4. madde ve fıkralarının uygulama koşullarının değerlendirilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, ./.. -3- 2- Tekerrüre esas alınan Konya 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 06.03.2003 gün ve 2002/253-2003/232 sayılı kararına konu 1 yıl hapis cezasının 24.03.2004 tarihinde infaz edildiği ve temyiz incelemesine konu olan suçların 5237 sayılı TCK’nın 58/1-2-b. maddesinde öngörülen 3 yıllık süre geçtikten sonra 10.04.2007 gününde işlendiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında anılan Yasa maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanamayacağının gözetilmemesi, Kabul ve uygulamaya göre de; 3- 5237 sayılı TCK'nın 58/6-7-8. maddesinin uygulanması sırasında, 5275 sayılı Yasanın 108/4-5-6. maddesi uyarınca denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevinin, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını değerlendirerek koşullu salıverilme kararını verecek olan hakime ait olduğu düşünülmeden, infazı kısıtlayacak biçimde denetimli serbestlik süresinin 1 yıl olarak belirlenmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 09.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. ...